Yeryüzünde artık bir kadının daha bir erkek tarafından öldürülmesine… Bir çocuğa daha tecavüz edilmesine… Eril şiddetin insan hayatını engel tanımadan tehdit etmesine… Gerçekten ama gerçekten tahammülümüz yoksa; Erkeklerin kadınlar üzerinde iktidar kurmasını meşrulaştıran dini inançların politik iktidar talebine de tahammülümüzün olmaması lazım. Cinsellikle ilgili tüm tabuları hiçbir engel tanımadan masaya yatırmamız lazım. Farklı cinsel yönelimler üzerine yapılan yıkıcı ve engelleyici tüm çabalara kalkan olmamız lazım. Binlerce yıllık toplumsal cinsiyete dair dayatmaları zihnimizden ve kalbimizden sıyırıp atmamız lazım. Dişiliğinden tedirgin, erkekliğinden cüretkâr çocuklar yetiştirmeyi bırakmamız lazım.
Binlerce yıldır kadın edebi üzerine inşa edilen ahlaki kuralları hiçe sayacak, mantığa dayalı adil bir yeni ahlak oluşturmamız lazım. İçi tehlikelerle dolu olduğu halde dokunulmazlık zırhını kuşanan aile yapısını hiç utanıp sıkılmadan sorgulamamız lazım. Aileyi bir koza gibi içinde saklayan mahremiyet kavramının tehlikelerini dürüstlükle saptamamız lazım. Çocuklara ve gençlere anaokuldan üniversiteye kadar cinsellikle ilgili bilimsel eğitim veren bir sistemin vazgeçilmez olması için yeri göğü yıkmamız lazım. Yani bugüne kadar yaptıklarımızı asla yapmamamız, yapmadıklarımızı da acilen yapmamız lazım. Eğer bunların hiçbirini göze alamaz, böyle bir değişimin hayalini bile kuramazsak… Büyüyünce kadın ve çocuk katili olacak erkekleri ve belki daha büyüyemeden o erkekler tarafından öldürülecek bebekleri doğurdukça doğuracağız.
Binlerce yıldır eril güce tapan devletler kuruyoruz. Binlerce yıldır eril gücü besleyen diller konuşuyoruz. Binlerce yıldır eril güçle dönen bir dünyada yaşıyoruz. Erkeği katil, kadını maktul kılan, bizim değişmesinden ölesiye korktuğumuz kadim bir ahlak tepemizde Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor. Bu ahlakın biçimlendirdiği kadınlık ve erkeklik algısını külliyen yok etmeden, şiddetin yok edilemeyeceğini biliyoruz ama bilmezden geliyoruz. Bu barbar düzende kadına şiddeti durdurmayı talep etmek kolay. Peki ya bu şiddetin durması için yapılması gerekenleri yapmak? Bu şiddeti besleyen alışkanlıkları, gelenekleri, inançları, sistemleri kökünden sarsmak, külliyen yıkmak? Bunlar size zor geliyorsa… O zaman hazır olun, daha binlerce yıl katlanacaksınız kaderinizdeki katliamlara.