Bu ülkenin yakın siyasi tarihi boyunca kime ne zaman neden güvendiğinizi bir düşünün. Sonra da kimden ne zaman ve neden nefret ettiğinizi… Kimleri başta sevip kimlerden sonra tiksindiğinizi. Ya da tersini.
Ve bu arada ülkenin başına neler geldiğini, ülkenin başından nelerin geçtiğini… Sanki burası sizin ülkeniz değilmiş gibi, hepsini bizzat deneyimlememişsiniz de bir filmde izlemişsiniz, bir romanda okumuşsunuz gibi… dışardan bakın.
Ne düşünürdünüz? Tercihlerinizi, öngörlerinizi, endişelerinizi ve sevinçlerinizi, kurulan ve yıkılan ve yeniden kurulan ve bir kez daha yıkılan hayallerinizi… Hepsini serin önünüze.
Analizi her açıdan yapılmış, kodları defalarca deşifre edilmiş bir faşizmin tüm görünürlüğüne ve bilinirliğine rağmen her çağda ve coğrafyada hortlayabilmesinin ve yeniden iktidara talip olabilmesinin nedenleri üzerine sadece düşünmekle kalan ve bu nedenselliğin döngüsünü kırmak için beklenmedik hamleler yapmaktan hep kaçınan ürkek kalabalıkların ortak yazgısı…
Dünyada mevcut tüm sistemler ezberlere güvenilerek kurulur. Çoğu insan iyi günde sırtını ezberlere dayar ve kötü günde ezber bozmanın da bir ezber olabileceği ihtimaline pirim vermekten kaçar. O yüzden bugüne kadar yapılan tüm yanlışların eski ortağı olanların, bugün yapılmakta olan yanlışların da müsebbibi olma gerçeği can sıkar.
Şimdi eğer cesaretiniz varsa ve canınızı sıkmaya gönüllüyseniz…
Bu ülkenin yakın siyasi tarihi boyunca kime ne zaman neden güvendiğinizi bir daha düşünün.