Mine Ataman: Kupanın karbon ayak izi Hırvatistan'la yarışıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Takım sayısının 32’den 48’e çıkmasıyla birlikte büyü­yen Dünya Kupası’nın çevre­sel baskısı da artıyor. Green­ly’nin hesaplamalarına göre 2026 Dünya Kupası yaklaşık 7,8 milyon ton karbondioksit eşdeğeri emisyona neden ola­cak.

Miktar, 1,7 milyon otomo­bilin yıllık emisyonuna veya Hırvatistan gibi bir ülkenin bir yılda atmosfere bıraktı­ğı toplam karbon miktarına denk. Katar 2022’nin karbon ayak izinin yaklaşık iki ka­tı büyüklüğünde bir çevresel maliyet söz konusu.

FIFA, 2030 yılına kadar kar­bon emisyonlarını yarıya in­dirmeyi, 2040 yılında ise net sıfıra ulaşmayı hedeflediği­ni açıklamıştı. Toplu taşıma­yı teşvik ediyor, yenilenebilir enerji kullanımından söz edi­yor, gıda atıklarının dönüştü­rüleceğini açıklıyor.

Milyonlarca taraftarın tü­kettiği yiyecekler, içecekler, soğuk zincir sistemleri, Teda­rik zincirlerini baskılarken, tarımsal emtia fiyatlarını te­tikliyor. Her gol, sadece skoru değil, enerji tüketimini, gıda üretimini de artırıyor.

Velhasıl, Dünya Kupası ar­tık sadece futbolcuların mü­cadelesi değil. NATO zirve­leri de yalnızca liderlerin fotoğraf verdiği diplomasi sahneleri değil. Küresel prog­ramlar aynı anda milyonlarca insanın seyahat ettiği, tüket­tiği, yayın izlediği ve karbon ürettiği devasa küresel eko­nomilere dönüşüyor.

Mine Ataman’ın yazısı