Mine Ataman: Geleceğin stratejik ürünü kontrollü serinlik

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye örtü altı varlığı bakı­mından dünyada dördüncü, Av­rupa’da ikinci sırada. 2002’de 540 bin dekar olan üretim ala­nı 900 bin dekara ulaşmak üze­re. Türkiye’de 74 örtü altında ta­rım yapılıyor. Amaç gıda kırıl­ganlığı azaltılmış kentler inşa etmek. 2022’de örtü altında 9,4 milyon ton gıda üretildi.

Üreti­min neredeyse yüzde 10’u örtü altından sağlanıyor. Örtü altı in­sanlığı doyururken ihtiyacı olan enerji nasıl sağlanacak. Tarih, seraların uygarlık için geçici bir sığınak olup olmadığını ortaya koyacak. İnsanlık doğanın be­lirsizliğinden kaçarken kendisi­ni güneş, rüzgâr, jeotermal gibi enerji sistemlerinin kölesi hali­ne mi getiriyor.

Türkiye jeotermal kaynaklar açısından AB’de birinci dünya­da yedinci sırada. Bu potansi­yel hali hazırda 10 bin dekara yakın sera alanının jeotermal enerji ile ısıtılmasını sağlıyor.

20 ilde 24 tane kurulması plan­lanan Tarıma Dayalı Organi­ze Sera Bölgeleri uzun vadede Türkiye’nin ihracat gücünü ar­tırırken iklime bağımlı gıda kı­rılganlığını da azaltabilir.

Ant­roposen çağında insan artık doğada yaşamıyor, kendi tasar­ladığı iklim kapsüllerinde ha­yatta kalmaya çalışıyor. Mars kolonileri, iklim kontrollü kap­süller, dikey tarım kendi at­mosferini üreten modern dün­yaya geçişin araçları. Geleceğin stratejik ürünü domates değil, kontrollü serinlik.

Mine Ataman’ın yazısı