CHP’nin referandum sonuçlarının meşru-yasal zeminlerde yeniden değerlendirilmesi yolundaki arayışının işe yarayacağını düşünmek zor! Gerçi, YSK’ya yaptığı itirazın reddinden sonra konuyu Avrupa İnsan hakları Mahkemesi’ne kadar götürmesi beklenir ama uluslararası ilişkilerin gerçeği nedeniyle bundan da önemli bir sonuç alınması kuşkulu.
Özetle, CHP için konuşmak dışında-Meclis’ten çekilme veya daha başka ve etkin yollar gibi- bir şeyler yapması gerekiyordu; yapmadı. Oysa, o gün öyle davrananların, referandumu da keyiflerince uygulayacakları belli değil miydi?
Sonuç olarak, bugün yapılan hukuksuzlukları konuşmak yerine CHP’yi konu etmek bazılarına ters gelse de, bu girdaptan kurtulmak için eleştirilerle içimizi dökmek değil, dikkati kendimize yöneltmeye ve yapılması gerekenleri konuşmaya ihtiyaç var.
O nedenle, ilk olarak, o günkü acz-atalet-körleşme- her ne ise hal ise- hala devam ederse, Meclis gibi CHP’nin de kalmayacağını söylemek gerekiyor.