Melih Pekdemir: 'Şeriatı getiriyoruz' diye çığırtmalarına da gerek yoktu

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu pırtladı, “Laiklik olacak, ama özgürlükçü laiklik” deyiverdi.

Özgürlükçü laiklikmiş! Yıllar öncesinde özgürlükçülük adına yedikleri haltlar karşısında ne demiştik?

“Özgürlükçüyüz ama salak değiliz!”

Bunlar var ya bunlar! Yıllardır ılımlı laiklik-ılımlı İslam slalomuyla bu günlere geldiler. Önce laiklik tanımını değiştirdiler. Böylece eğitim, adalet, sağlık hizmetleri vb. toplumsal hayatın en önemli unsurlarını İslami esaslara göre düzenleyince, zaten “şeriatı getiriyoruz” diye çığırtmalarına da gerek yoktu.

Asıl dertleri ellerine geçirdikleri ve laikliği işlevsizleştirdikleri devlet eliyle toplumun tamamen muhafazakârlaşması ve böylece daha fazla dindarlaşması… Rejimlerinin yerleşmesi için toplumun yüzde 50’sinin “rızasını” almakla yetinmeyip geri kalan yüzde 50’nin “arıza” çıkarmasını önleyecek şekilde sindirilmesi lazım. Ki bu sindirmede her yol mubahtır, çünkü rejim artık cihat mantığıyla hareket eder.

Melih Pekdemir’in yazısı