Melih Altınok: Yasa yapıcılar, 'mağdurla evlenildiyse suç ortadan kalkmıştır' derse mazlumun değil fiilen failin yanında durmuş sayılır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Her şey ortada. Bu bir tecavüze af değildir. Tecavüze en ağır cezayı AK Parti getirdi. Tecavüzle ilgili bir konu değil. Evet, Ak Partililer, seçim programlarında da yer alan bu öneriye, yasalarla sosyolojik gerçekler arasında açılan makası daraltmak için “bir defalık” başvurduklarını söylüyorlar.

Ancak benim bu tasarıya da bu yaklaşıma da pek çok noktadan itirazım var. Birkaçını söyleyeyim.
Öncelikle “yasaları bilmemek” dünyanın hiçbir yerinde hukuki bir bahane olarak sunulamaz.

İkincisi, “bir defalık” çözüm arayışlarına her zaman için “ikinci kez” de ihtiyaç duyulur.
Bu son girişimde de yasalara aykırı olarak kurulmuş 3 bin ailenin mağduriyetini gidereyim derken, kamuoyunda erken yaşta evlendirme ve kız kaçırma gibi olayların “normal” olduğu algısı yaratılıyor. Bu algı da kuşkusuz yeni mağduriyetlerin kapısını aralayacaktır.

Üçüncüsü ise cinsel istismar suçlarında toplumsal ahlak kalıplarından ötürü sessizlik sarmalı derinleşir. Mağdurlar genellikle ya konuşamazlar ya da onur kırıcı şekilde uzlaşmaya zorlanırlar. Yargı bu tür vakalarda çoğu zaman kadın olan mağdurun, ekonomik ve sosyolojik konumundan kaynaklanan zayıflığını pozitif ayrımcılıkla gidermelidir.

Ama eğer yasa önericiler, bu tasarıda olduğu gibi “mağdurla evlenildiyse suç ortadan kalkmıştır” derse mazlumun değil fiilen failin yanında durmuş sayılır.
Ak Parti, hem hazırlanışı hem de sunuluşu konusunda yeterince kafa yorulmadığı anlaşılan bu önerisini, kamuoyundan yükselen aklıselim eleştiriler ışında değerlendirmeli.

Melih Altınok’un yazısı