Kişi kendinden bilir işi, karşısındakini.
Siyasetçinin aptalı ikna edeceği seçmeni aptal görendir… Siyasetçinin kötüsü de vatandaşı, rakibini kötü kabul eden…
Son anayasa değişikliğine hayır diyen siyasilere bir bakın. Sanki halkı ikna etmeye çalışan, onlara güvenen ortalama bir siyasi aktör değil, rakibini kötülüğünden seçmeni aptallığından yanlışı tercih edecek potansiyel suçlu olarak gören birer savcı her biri. Onlara göre parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçmeyi isteyen siyasi rakipleri çok kötü insanlar.
Binali Yıldırım, Devlet Bey ve hatta seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan bile Türkiye’yi mahvetmek istiyorlar!
Lütfen biraz saygı! Hakikaten bize, seçmenlerinize ayıp ediyorsunuz. Zekamızla dalga geçiyorsunuz beyler bayanlar…
Sakallı Celal’in dediği gibi; Tanzimat ilan ettik, olmadı. Meşrutiyet ilan ettik, olmadı. Cumhuriyet ilan ettik, olmadı. Belki biraz da ciddiyet ilan etsek, sürekli halka aptal, kötü diyen bu siyasetten beslenme asalaklardan kurtulur muyuz sizce?
Can Yücel yaşasa, “Olmak ya da olmak” diyen Shakespeare’e sardığı gibi, Sakallı Celal’e de takılırdı belki. “Bir ihtimal daha var” diyerek eklerdi belki: “O da Cumhurbaşkanlığı mı dersin?”