Mehveş Evin: Gazeteciliğin geldiği nokta utanç verici, hepimiz adına özür diliyorum

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bildiğim kadarıyla Başbakan, sadece oğlu Bilal’le olan telefon görüşmesi için “montaj” dedi. Mesela Habertürk’ten Fatih Saraç’la ilgili konuşması sorulduğunda, “evet aradım, yanlış mı?” cevabını verdi. Bu durumda medyaya hükümetin adamını yerleştirmek, denetlemek, fırçalamak, başlık ve yazıları beğenmeyince gazeteci attırmak da son derecede doğal sayılıyor.

Basında 20 yılını dolduran bir gazeteci olarak, bu durumdan fevkalade utanç duyuyorum. Sizden, gazete alıp TV haberi seyreden herkesten, özellikle bu mesleğe yeni başlayan ve heves eden genç arkadaşlarımdan, hepimiz adına özür diliyorum. Çünkü kimse; hiçbir medya patronu, hiçbir yönetici, hatta zamanında sesini çıkarmamış hiçbir gazeteci masum değil. Bakmayın siz rotayı yeni değiştirenlere… Çoğu, meslek etiğiyle çelişen, basın özgürlüğünü hiçe sayan durumun pekala farkında olup bu düzenin bir parçası olmaktan rahatsızlık duymuyordu. Ancak gözden çıkarılınca sesleri çıktı.

Önce Roboski felaketi… Sonra Gezi protestoları, Türkiye basının iflas ettiğini zaten gösterdi. 17 Aralık’tan sonra da cemaatçiler ve destekçisi gazeteciler isyan bayrağını çekti. Geçmiş olsun. Oysa çok önce, meslektaşlarımız birer birer işinden olurken Başbakan’ın gözüne girebilmek için yarışıyorlardı. Bazıları “her şeye rağmen işimizi yapabiliyoruz demek ki durum o kadar vahim değil” derken, suda ısıtılan kurbağa misali, gerçekleri çok geç fark ettiler.

Mehveş Evin’in yazısı