İstanbul Yeşilköy’de Latin Katolik Kilisesi var. Geçtiğimiz ay, bir vaftiz töreni sırasında sekiz kişilik bir grup kiliseye girmiş. Ellerinde bıçaklar da varmış ve gruptan bir kişi kendilerine engel olmaya çalışan bir kilise görevlisini de bıçak ile tehdit etmiş. O sırada kilisenin önünden geçen üç ayrı polis ekip otosu, kilise görevlisi kendilerine seslendiği halde durmayıp, geçip gitmiş.
Kilise bir açıklama yapmış. Açıklamada, “Kilisemize ve kilisemizin bir görevlisine saygısızlık yapan kendini bilmez bazı çocukların sergilediği nahoş davranışlar bahane edilerek, sanki kilisemize yönelik büyük bir tehdit ve saldırı varmış gibi bir hava estirilmeye çalışılmaktadır” deniliyor.
Böyle bir açıklamaya neden ihtiyaç duyulduğu çok açık. Belli ki kilise yetkilileri, böyle olayların duyulmasından endişe duyuyorlar. Neden endişelendiklerini kolayca tahmin edebiliriz.
Devletin kendilerini koruyabileceğine güvenmiyorlar, şu anda güvenlik önlemleri sıkılaştırılsa bile günün birinde gevşeyeceğini ve bu kez daha büyük bir güvenlik sorunu yaşayabileceklerini düşünüyorlar. Çünkü önlerinde Rahip Santoro, Zirve Yayınevi ve Hrant Dink cinayetleri var.
“Kendini bilmez çocukların” hangi tahrik ve düşüncelerle bu işlere bulaştırıldıklarını ve devletin kendisine tam ihtiyaç duyulacak o anlarda kafasını başka yöne çevirdiğini biliyorlar. Bu kez aynı senaryo sahnelenmesin!