Japonya’daki hayvanat bahçesinde annesi tarafından terk edildikten sonra pelüş bir orangutan ile kurduğu ilişki viral olan Punch tek örnek değil. Peki neden?
Psikolog Harry Harlow deneylerini maymunlar üzerinde yapmıştı ancak amaç bebeklerin duygusal ihtiyaçları olduğunu göstermekti.
O yıllarda hayvanları böyle deneylerde kullanmanın yarattığı ahlaki sorunlar tartışılmıştı ama insanlık bugünkü bilinç düzeyinde değildi.
Harlow maymun yavrularını, doğumdan kısa bir süre sonra annelerinden koparıp özel kafeslere aldı.
Kafeste iki “anne” modeli vardı. Birisi memelerinin yerine yerleştirilmiş süt dolu biberonlara sahip olan, tel ve ahşaptan yapılmış bir anne maketiydi.
Diğeri ise çocukların pelüş oyuncakları gibi yumuşak şekilde doldurulmuş bir anne maketiydi ama memelerinin yerinde bulunan biberonların içinde süt yoktu.
Ve bebek maymunlar her seferinde, memeleri boş olan yumuşak anne maketine sarılıyorlardı.
Aç kalıyorlar ama gidip metal anneye sarılarak süt emmeyi reddediyorlardı.
İnsanlar da dahil olmak üzere tüm memeliler aleminin, sadece yemekle yaşamadıklarını, duygusal ihtiyaçları olduğunu da ortaya koyan bir deneydi bu.
Punch’ın bu konuda yalnız olmadığını da belirteyim.
Yetim kalmış ve kurtarılmış şempanzelerin, penguenlerin, dağ aslanlarının ve fillerin de oyuncaklarla böyle bağlar kurabildiğini gösteren çok örnek var.