Uzun süredir dedikodusu yapılan bir şeydi bu. Yolsuzluk paralarının evlerde biriktirildiği, ihtiyaç duyulduğunda oradan çıkarılıp kullanıldığı konuşulurdu, ama elle tutulur hale hiç gelmemişti… Bu nasıl olabiliyor, buna nasıl cesaret edilebiliyor? Son derece basit bir yanıtı var: İktidar sarhoşluğu! Bu içkiyle değil, güç ile ilgili ve böyle sınırsız bir güce sahip olduğunu düşünen her iktidar sahibini etkiliyor, sanki bir daha o makamdan hiç uzaklaşmayacakmış gibi davranmasına, kendisinden asla hesap sorulamayacağına inanmasına yol açıyor. Saddam, Kaddafi, Esad, Yanukoviç, Mübarek’in başına gelenlerden bir farkı yok esasen. Onlar da iktidarlarının asla bitmeyeceğine, gücü ellerinde tuttukları sürece başlarına hiçbir şey gelmeyeceğine inanıyorlardı ve aklı başında her insanın görebileceği kaçınılmaz sonlarını göremediler. Güç zehirlenmesi böyle bir şey: İnsanı fütursuzlaştırıyor, asla hesap vermek zorunda kalmayacağını düşündürüyor. Bir kere bu zehir içinize girdiği zaman da yolsuzluk paraları evlerde de depolanabiliyor, özel uçaklarla yurtdışına da taşınıp gerektiğinde geri getirilebiliyor. Ne zamana kadar? Galiba işte o son ana da geldik. Şimdi evlerdeki paraların “sıfırlanma” zamanı!