(…) devlet kelimenin tam anlamıyla “tefessüh etmiş”!
Cemaat bağları, Anayasa’ya ve hukuk devletine bağlılıktan daha güçlü olanlar, generalliğe kadar terfi etmişler, yüksek yargıç, yargıç, savcı olabilmişler. Devlet kadrolarını, cemaat, mezhep, tarikatlar gibi örgütlere bağlılıklara bakarak doldurmanın sonucu bu.
(…) büyük bir restorasyon döneminin başlatılması gerekiyor. Demokratik hukuk devleti ilkelerine tartışmasız bağlı bir devlet mekanizması kurmayı başaramazsak, yaşadığımız bu kaos ortamının daha da derinleşeceğini söyleyebiliriz.
Devletler, sağlam kurumlarıyla ayakta durabilirler.
Kurumları tahrip eden anlayışın bizi götüreceği yer, “son Türk devletinin” de sonudur.