Davutoğlu’nun yerine gelen Binali Bey’in ilk demeci şu olmuştu.. “Dostlukları artıracağız, düşmanlıkları azaltacağız. Dış politika hedefimiz budur” demişti..
Haklıydı.. Kavgalı olmadığımız ülke yoktu..
İşin kötüsü, ‘anlaşamadığımız’ ülkeler paketine yenileri eklendi.. Dostluklar artacağına azaldı.. ABD ile aramız bozuldu.. Obama’nın koltuğuna Trump oturunca ‘eski günlere döner miyiz’ umuduyla bekliyoruz.. Çin’le aramız limoni..
Avrupa ile resmen kavgalı.. Hem de kavga, restleşme düzeyinde.. AB İlerleme Raporu’nun sert çıkması, idamı getirirseniz sizi Avrupa Konseyi’nden atarız iması Ankara’yı sinirlendirdi.. Daha doğrusu, çileden çıkardı..
Cumhurbaşkanı referanduma giderek üyelik başvurusunu geri çekmekten söz etti.. Başbakan verdi veriştirdi.. MHP lideri iktidara arkalarında olduklarını ilan etti.. Avrupa’ya süre de verdik.. 2017’nin ocak ayına kadar!..
Soru şu; referanduma gidersek, halka sorarsak Avrupa defterini kapatır mıyız? Yüzde yüz!.. Öyle bir milliyetçilik rüzgârı estirilir ki; sandıktan AB’ye hayır çıkar..