İktidarcı çevrelerin diline pelesenk oldu.. Efendim, yeni Türkiye kurulmuş da!.. Kimileri hâlâ bunu anlamamış da!.. Eski Türkiye’nin âdetleriyle hareket ediyorlarmış da!.. Yeni Türkiye’ye ayak uyduramayanların sonu hüsranmış da!.. Bir araba laf.. Peki, ne değişti? Eski Türkiye’de olup da Yeni Türkiye’nin hayatımızdan çıkardığı ne var?
En güncelinden başlayalım.. Eski Türkiye’de madenler patlıyordu.. Yüzlerce insan ölüyordu.. Yeni Türkiye’de de ölüyor. Eski Türkiye’de işçinin güvencesi yoktu.. Sendikalar satılmıştı.. Çalışanın hakkını hukukunu savunan müessese yoktu.. Yeni Türkiye’de de yok.. Daha da kötüsü, ortada işçiyi satacak sendika bile kalmadı.. Taşeron düzeni kuruldu.. 1 milyondan fazla çocuk işçi çalışıyor.. Bu çocukların iki bini madende kaçak çalışıyor.. Ayda 226 liraya..
Eski Türkiye’de yargı siyasallaşmıştı.. Yargı siyasetin emrindeydi.. HSYK taraflıydı.. Yeni Türkiye’de farklı mı? Yeni Türkiye kurduk diyen iktidar itiraf ediyor; bazı davalarda yargının kumpas kurduğunu söylüyor.. Eski Türkiye’de bol miktarda siyasi davalar vardı..
Yeni Türkiye’de de var.. Hem de daniskası var..
Eski Türkiye’de polis acımasızdı.. Sertti, gaddardı.. En küçük gösterinin içine coplarla dalardı.. Yeni Türkiye’de de dalıyor.. Haa.. Artık ellerinde cop yok.. Biber gazı atan silahları var.. TOMA’ları var.. Daha da kötüsü.. Orantısız güç kullanan polise ‘nasıl sabrediyorlar anlamıyorum’ diyen Başbakan var.. Daha da sert davranılmasını isteyen.. Kanun manun dinlemeyin, kırın kapıyı girin içeri diye talimat veren İçişleri Bakanı var.. Gerekirse savcıyı da içeri tıkın diyen..