“Berbat oynadılar” lafını çok duyuyoruz ama gerçekte milli takımın Avustralya karşısında ortaya koyduğu oyunla, eleme maçlarında sergilediği oyun arasında bir fark yok. Yani Milli Takım’ın oyun kapasitesi ve performans sınırları aşağı yukarı belli. Bu yüzden şarkılarla, marşlarla gaza gelip boş hayallere kapılmanın anlamı yok.
Futbolun düzeni, teknik ilkeleri, taktiği, planı, mantığı vardır. Bunların hepsine birden sistem diyoruz. Sistemli oyun bizim en dikkat çeken eksikliğimiz.
Buna karşın yaşananlardan ders çıkardığımızı ve saptadığımız eksikliklerimizi gidermeye çalıştığımızı gösteren hiçbir işaret yok. Hatta bu konuda, Samet’in basın toplantısında ettiği laflara bakarak daha da geriye savrulduğumuzu söyleyebiliriz.
Samet, Paraguay karşısında galip gelerek ilk maçta aldıkları yenilgiyi telafi edeceklerine inandığı söylüyor. Bunun nasıl olacağını da, “Taktiği falan bir kenara bıraktık… Biliyorsunuz, biz duygularımızla hareket eden bir ülkeyiz. Bu bayrak için de yapamayacağımız hiçbir şey yok” sözleriyle açıklıyor.
Belli ki bilgi yetersiz ve bu bilgi yetersizliğinden kaynaklanan boşluk dua, bayrak, vatan millet güzellemesi gibi motivasyon unsurlarıyla doldurulmaya çalışılıyor.
Duygu temelli mücadele örgüsü ile istikrarlı başarılar elde etmek kesinlikle mümkün değildir.