Mehmet Özyazanlar: Emekçi bir taraftar, rakip takımı tutan emekçi taraftarları düşman görebiliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

warning
Okura not:

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Emekçi bir taraftar, aynı kulübü tuttuğu burjuvalarla sıkı bir dayanışmaya girişebilirken, rakip takımı tutan emekçi taraftarları düşman olarak görebiliyor. Ve sınıfsal çıkarından ziyade taraftar kimliğiyle hareket etme refleksini bir hayat bakışı/duruşu olarak ömür boyu sürdürebiliyor. Zihinler fanatizmle bulanınca, dayanışma yolunda omuz omuza durması gerekenler birbirlerine düşman gözüyle bakar oluyor. Spor alanındaki rekabet, toplumsal bir hasımlığa dönüşüyor…

Sporun özündeki amatör ruhu tamamen yitirmiş olan futbol artık tam anlamıyla rekabet ve kazanma, diğer bir deyişle rant odaklı bir endüstriyel faaliyet niteliği kazanmış durumda. Bu haliyle de düzen sahibi sermayedarların/patronların elinde hem ekonomik, hem de ideolojik açıdan mükemmel bir koz işlevi görüyor.

Endüstrinin mutlak hakimiyeti altındaki günümüzün futbolu, düzen sahiplerinin ekonomik ve ideolojik ihtiyaçları doğrultusunda kurgulanıp pazarlanıyor ne yazık ki.

Kulüplerin, federasyonun ve medyanın mevcut statükodan beslendiği koşullarda futbola sporun özüne uygun yeni ve alternatif bir kültürü yerleştirmek hiç de kolay görünmüyor.

Mehmet Özyazanlar’ın yazısı