Mehmet Özyazanlar: Akıllarınca hakemleri suçlayarak sorumluluktan sıyrılmaya çalışıyorlar

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

‘Dünya derbisi’ nitelemesiyle cilalanıp pazarlanmaya çalışılan bir Fenerbahçe-Galatasaray maçını daha geride bıraktık. Başta ortaya konan oyun olmak üzere teknik direktöründen, yöneticisine, medyasından taraftarına kadar yine bir dizi kalitesizliğe ve yavanlığa tanık olduk.

Ne var ki hiç kimse kendisine bakmıyor, özeleştiri yapmıyor ve bu sefil tablodaki payını sorgulamıyor. Bunun yerine sürekli başkalarını suçlayarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar. 

Geçen seneki Galatasaray-Fenerbahçe derbisini dünyanın en iyi hakemlerinden biri olarak kabul edilen Slavko Vncic yönetmişti de ne oldu? Onu da eleştirdiler. Oyuna hakem odaklı bakılır ve hakem eleştirisi yapmak işin temeli haline getirilirse, her maçta buna uygun çokça malzeme bulunabilir.

Özellikle teknik direktörlerin hakem bahanesine sığınması, dikkatleri kendi yetersizliklerinden uzak tutma çabasından başka bir şey değil. Akıllarınca hakemleri suçlayarak sorumluluktan sıyrılmaya çalışıyorlar.

Tabii şu da bir gerçek ki hakemler, taraftar baskısından etkilenebiliyor. Bu baskı, emin olamadıkları bazı pozisyonlarda ağırlıklı olarak ev sahibi lehine karar vermelerine yol açabiliyor. Dünyanın her ülkesinde ev sahibi takımlar hakem yönetimi konusunda avantajlı olabiliyor. 

Okan Buruk hakemi suçluyor ama kendisinin ve oyuncularının yaptığı hangi vahim hatalar yüzünden galibiyeti kaçırdığının farkında mı acaba?

Mehmet Özyazanlar’ın yazısı