Her şeye rağmen aleyhimizde gibi görünen rüzgarlar doğru okunabilseydi ya da zamanında müdahale edilebilseydi, belki de kendimizi bu kadar yalnız hissetmeyecektik. Ama maalesef “Üst akıl Türkiye’yi yok etmek istiyor” benzeri ifadelerin cazibesi aklın, mantığın ve diplomasinin önüne geçti.
…
Şimdi artı hanemizde İsrail’le yapılan barış anlaşması ve Türkiye-Rusya ilişkilerinin normalleşmesi var. Rusya ile girilen yeni sürecin aynı zamanda Suriye politikamızı da şekillendireceği dikkate alındığında, bu aşamadan sonra yeni Suriye sürecinin reel ve akılcı diplomasinin kurallarına göre yürütülmesi gerekiyor.
Nitekim Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Rus meslektaşı Lavrov’la bayram öncesi Soçi’de gerçekleştirdiği görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, “Suriye’de siyasi çözüm için iki ülke birlikte çalışmalı. Rusya ile hemfikir olduğumuz bir konu vardı. Suriye’de siyasi çözüm en iyi çözümdür. Dolayısıyla sınır ve toprak bütünlüğü ve Suriye’yi bundan sonra yönetecek rejimin laik ve kapsayıcı bir rejim olması gerektiği konusunda zaten hemfikirdik” sözleriyle yeni Suriye politikasının ipuçlarını vermiş oldu.