Mehmet Ocaktan: Rahip gitti 'yerli' ve 'milli' hikayemizle baş başa kaldık

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Herkesin malumu olduğu üzere Brunson meselesi Türkiye ile ABD arasında ciddi bir krize dönüştü ve iki ülke arasında yüksek perdeden suçlamalar yaşandı. Eğer bir ülkede başka bir ülkenin vatandaşı bile olsa bir suç işlenmişse bunun yargısal bir karşılığının olması gerekir, buna kimsenin bir itirazı da olamaz. Ancak iki yıla yaklaşan Brunson davasında oluşmuş bir suçun somut kanıtları bir türlü ortaya konulamadı. Esas itibariyle ‘gizli tanıklar’ın ifadeleri üzerine bina edilen dava, anlaşıldı ki sağlam kanıtlara dayanmıyormuş.. Çünkü bütün gizli tanıklar verdikleri bütün ifadeleri inkar ettiler. Yani ifadeler fasa-fiso imiş…

İyi güzel de bunca sıkıntıyı, krizi neden yaşadık? İşte bu sorunun cevabı yok. Nitekim mahkeme de ciddi kanıtlara ulaşamamış olmalı ki, üç yıl ceza verdiği Brunson’u tutuklu kaldığı süreyi dikkate alarak serbest bıraktı. Eğer iddia edildiği gibi terör örgütleriyle irtibatlı olsaydı, herhalde üç yılla paçayı kurtaramazdı. Demek ki iki yıl boyunca boşa kürek çekmişiz…

Şimdi rahip gitti, ama biz iki yıldır özellikle medya üzerinden yazdığımız ve içinde sayısız soru işaretleri bulunan ‘yerli’ ve ‘milli’ hikayemizle baş başa kaldık.

Mehmet Ocaktan’ın yazısı