Kim makul olmaktan, gerilimi azaltmaktan söz etse endişeye kapılıyorlar, yalakalık konforları bozuluyor ve hep bir ağızdan “İşte bunlar üst aklın gönüllü fedaileri, İngiliz, Alman ve Amerikan dostları” benzeri çığlıklarla saldırıya geçiyorlar.
İstiyorlar ki hep gerilim hattında kalalım, kimse bir başkasının duyarlıklarına, kimliklerine itibar etmesin ve birbirimizle kavga etmek için hep sırada bekleyelim.
Ne yazık ki AK Parti’nin kuruluş ilkelerinin temelini oluşturan ‘70 milyonu kucaklama’ misyonunu bile görmezden gelen, hatta görmek istemeyen bu zihniyet her gün yeni düşmanlar yaratmak için etrafımıza zehirli sarmaşıklar örmeye devam ediyor.
Maalesef bu acımasız düşman üretme mantığı öylesine hazin bir tablo ortaya çıkarmış bulunuyor ki, yıllarca birlikte mücadele ettikleri arkadaşlarını, omuz omuza durdukları dostlarını bile ‘hain’ olarak göstermekten çekinmiyorlar. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır ki “Dindar olmanın erdemi kardeşliktir, vicdanlı olmaktır” diyenler hain, AK Parti düşmanı, düşman çoğaltma edebiyatı yapanlar ‘Milli duruş’ sahibi olabiliyor.