2002 yılında AK Parti iktidara geldiğinde ‘hukukun üstünlüğü’nün esas alındığı, daha özgür ve daha demokratik bir Türkiye hayali kurmuştuk. Bugün geldiğimiz noktayı görünce, ‘meğer ne boş hayaller kumuşuz’ demekten kendimizi alamıyoruz.
İnanıyorum ki halen AK Parti yönetiminde yer alan vicdan sahibi insanlar da bu partiye gönül veren milyonlar da yaşanan hukuksuzlukları aynı şekilde acı bir tebessümle izliyorlardır.
Çünkü 28 Şubat’ın karanlık günlerinde yaşanan hukuksuzlukların, üniversite kapılarında başörtülü öğrenciler için kurulan ‘ikna odaları’nın tanığı olan milyonlar, demokratik bir Türkiye’nin hayaliyle AK Parti iktidarına gönül vermişlerdi.
Ama ne yazık ki bugün hukukun, siyaset mühendisliğine kurban edildiği ve toplumun adalete hasret bırakıldığı bir Türkiye ile karşı karşıyayız.
Maalesef AK Parti iktidarı, yola çıkarken ortaya koyduğu kendi ilkelerini bile yok sayarak kendisine de memlekete de fayda getirmeyecek bir istikamette yürümeye, hukuku yormaya devam ediyor. Görünen o ki bu yanlıştan dönmeye de hiç niyeti yok…