Son yıllarda ekonomide, dış politikada, eğitimde, tarımda ya da güvenlik konularında toplumu derinden yaralayan öylesine uygulamalara şahit oluyoruz ki yüksek sesle söyleyemesek de “Bu kadar da olmaz ki…” demekten kendimizi alamıyoruz. Ama her şey, her gün daha da can sıkıcı hale gelmeye devam ediyor…
Çünkü “kuvvetler birliği” esasına göre dizayn edilen yeni sistemde iktidarın hesap vermesini sağlayacak, onu denetleyecek bir parlamento ve yargı bulunmuyor. Oysa normal demokratik sistemlerde esas olan “kuvvetler ayrılığı” ve “denge-denetleme” mekanizmalarıdır. Kabul edelim ki bu tür asgari şartların bile yerine getirilmediği sistemlerde, iktidarlar seçim yoluyla iş başına gelmiş olsalar da uygulama aşamasında otokratik anlayışa evrilmeleri kaçınılmazdır.