Zaman zaman yaşadığımız coğrafyadan ve de başımıza gelen belalardan dolayı umutsuzluğa düşen “Alıp başımı bu ülkeden çok uzaklara gitmek istiyorum” diyen insanlarla karşılaşıyorum.
Bazen empati yapıp bu kırgınlıkları, mutsuzlukları anlamaya çalışıyorum. Kolay değil, özellikle son yıllarda yaşadıklarımızı bir film şeridi gibi gözlerimizin önüne getirdiğimizde insanların yüreğini daraltan kasvetli ortamı anlamamak mümkün değil.
Ama başımızı alıp gidemeyiz…
Belki ilk kez böylesine bir mutsuzluğu bu kadar yoğun yaşıyoruz. Eminim ki herkesin umutsuz olmak için farklı bir hikayesi ve bir gerekçesi vardır. Bir noktaya kadar belki bunu anlayışla karşılayabiliriz.
Ama her şeye rağmen asla umutsuz olamayız.