Mehmet Altan: 'Muhalefet neden insanları şaşırtacak kadar saçma işler yapıyor'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Muhalefet, bir bataklıkta çırpınan halka bu sonuçları ortadan kaldıracak demokratik bir rejim, radikal, hızlı ve güvenilir öneriler sunmak yerine kendi içinde “cumhurbaşkanı kim olacak” dalaşında azmanlaşıyor. Siyasiler kendi ikballeri peşinde çirkinleşirken, milyonlarca çalışan Ocak ayında yapılacak asgari ücret zammını bekliyor. En çok ilgili oldukları ikinci konu da 60 aya yayılarak yeniden yapılandırılacağı söylenen kredi ve kredi kartları borçlarında uygulanacak kurallar. Bunlarla uğraşırken, siyaset kurumunun ikbal ve iktidar kavgalarına bakacak halleri yok. O nedenle de siyasetten soğuyanlar ve sandığa gitmeyeceği söyleyenler ülkenin en kalabalık seçmen gurubunu oluşturuyor.

Son seçimlerde CHP 7700 seçim sandığından ıslak imzalı sonuç belgesi alamadı. Bu sandıklarda oy kullanan seçmen sayısı, neredeyse Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasındaki oy farkını oluşturan 2 milyon 300 bin civarında. Kırsalın derinliklerinde bulunan bu sandıklardaki seçim sonuçlarını güvenlik güçlerinin kimseyle “paylaşmadığı” söylenmekte. Böyle bir ülkeden ve böyle bir ülkenin başına geçme kavgasına siyaset denen bir zihniyetten söz ediyoruz. Kendi partisinin tek cumhurbaşkanı adayı olma itişmesi, bu 7700 sandığın akıbeti gibi çok temel konuları çoktan unutturmuşa benziyor. Varsa yoksa kim aday olacak…

Çürüyen Türkiye’de siyaset kişisel ikbal avcılığı peşinde, halk ise asgari ücretin ne olacağının, yeni düzenlemede kredi kartlarını ödeyip ödeyemeyeceğinin peşinde… İktidar üyelerinin bu çürümeden büyük çıkarları var, inanılmaz vurgunlar vuruyorlar, büyük paralar kazanıyorlar… Türkiye’yi çökertmelerinin nedenini görebiliyoruz… Ama “muhalefet neden bu kadar yetersiz, neden insanları şaşırtacak kadar saçma işler yapıyor” diye sorarsanız, onun cevabını gerçekten bilen yok. Herhalde bu sorunun cevabı bizim göremeyeceğimiz bir yerlerde saklı.

Mehmet Altan’ın yazısı