Tarihimizi bilmiyoruz. Tarihimizi hızla öğrenmeliyiz. Özellikle yetki makamındaki kişiler tarihi objektif biçimde öğrenmek zorundadır. Küçük Kaynarca Antlaşması’ndan günümüze kadarki tarihimizi mutlaka ezberlemek gerekir. Tarihi olmayan milletlerin geleceği de olmaz.
Batılı devletler tarafından ele geçirilen, dizayn edilen devlet sistemi ve bürokratik yapımız, kendini Batı kültürünün ruhbanı olarak gören başkalaşmış aydın sınıfı ile varacağımız yer yoklara karışmak olurdu. Ama millet buna hiç izin vermedi. 15 Temmuz bunun son örneğidir. (FETÖ bu işin sadece son halkasıdır.)
Bugün hâlâ, otorite merkezini (devlet aygıtını) millileştirme, milli ve yerli anlayışta çoğulculaşma, çift başlılığı giderme, emaneti vesayetten söküp millete verme konusunda yapılan tarihi anayasa reformunu anlatmaya çalışıyoruz. Ülkenin ana muhalefet partisi 2011’de operasyona uğramış, Atatürkçülükten uzaklaşmış, bugün istemezükçülük oynuyor. PKK’dan FETÖ’ye, sözde kredi derecelendirme kuruluşlarından AB’ye kadar bu reforma karşı çıkılıyor.
Şimdi “Bir olacağız, birlik olacağız, iri olacağız, diri olacağız” sözünün derin/tarihi ve güncel anlamları üzerine bir kez daha düşünebiliriz.