Liszt'in kayıp operasının peşinde

 

GÜLŞAH BALTA

gulshb@gmail.com

Klasik müzikle ister hobi olarak, ister profesyonel seviyede ilgilensin, konu Macar besteci Liszt olunca insanlar arasında en hafif haliyle ağız dalaşına dönüşebilecek bir diyalog oluşur. Bir yanda hayranları vardır. Diğer yanda bestecisi küçük gören, sığ bulan, virtüözlükten ileri gidemeyen bir şovmen olduğunu düşünenler…

Romantik dönemin en beğenilen bestecilerinden ve piyano virtüözlerinden olan Franz Liszt, gösterişli ve insan fiziğini zorlayan eserlere imza atmasından dolayı kimileri tarafından da hor görüldü.

Büyük ustalık gerektiren ve kayıttan dinlerken dahi kanları kaynatan piyano bestelerinin yanında, elinin değdiği tek öteki form lied denen şiirler baz alınarak bestelenen piyano eşlikli şarkılardı.

170 yıl gizli kalmıştı

Franz Liszt.

Buna karşın on yıl önce Cambridge Üniversitesi’nden profesör David Trippett tarafından Almanya, Weimar’daki arşivlerden, sadece bir avuç akademisyen tarafından bilinen ve kurtarılamaz gibi görülen tamamlanmamış bir operası gün yüzüne çıkarıldı. Dünyanın en sevilen bestecilerinden birinin 170 yıldır gizli kalmış bir operası olması akıl alan bir şey değildi.

Doğru, Liszt zamanında piyano virtüozlüğünden emekli olup opera bestecisi olmak istemişti. Tahayyül etmekte zorlanıyorsanız Michael Jordan’ın basketbolu bırakıp beyzbolda şansını denemesini düşünün, zamanımızdaki karşılığı buydu.

Partisyonlar 111 sayfaydı

Jordan’ın aksine Liszt büyük bir hayal kırıklığı yaratamadı, çünkü elindeki librettoların içinden bir tanesinde karar kılması bile yıllar almıştı. Yazarlarının arasında George Sand’in bile bulunduğu bu seçkiden Lord Byron’ın ‘Sardanapalus’ isimli trajedisini beğenmişti.

Bulunan partisyonlar 111 sayfadan, piyano eşliği ve vokal notalarından oluşuyordu. Sadece ilk perde tamamlanmıştı. Fakat Liszt’in kenara köşeye aldığı notlar ve libretto’yu İtalyanca’dan çeviren müzik teorisyenleri sayesinde profesör Trippett okunamaz görünen operayı deşifre edebilmekle kalmadı, söylendiğine göre Liszt’in ruhuna uygun bir şekilde de tamamladı.

David Trippett, karmaşık ve okunamaz görünen notaları canlandırmak için 19. yüzyılda yaşan bir besteci gibi düşünmeye çalıştığını söylüyor. İşe yaramış olmalı ki mayıs ayında ilk kez sahnelenecek besteyi Liszt’in hayranları kadar eleştirenler de büyük bir heyecanla bekliyor.

Bir de belgesel hazırlandı

Liszt’in kayıp operası mayıs ayında sahnelenecek.

Opera hakkında 15 Mayıs’ta ve haziran ayında ‘BBC Singer of the World’ isimli yarışmanın sonunda yayınlanacak bir de belgesel hazırlandı.

Bu belgeselde operadan eserler icra edecek Ermeni soprano Anush Hovhannisyan 200 yıl önce yaşamış bir bestecinin operasının 2017 prömiyerini izlemenin hayatta bir kez karşımıza çıkacak bir fırsat olduğunu söylerken hiç de haksız sayılmaz. Trippett ise püristlerin “Liszt’in kemikleri sızlıyor” yakınmasını önceden hissetmiş olacak ki eğer usta virtüöz yaşasaydı onun da hoşnut kalacağını umduğunu söylüyor.

İşte 170 yıl gizli kalan operadan bir bölüm:

Yeni başlayanlar için bir Liszt listesi: