Mutlak butlan, ne CHP içine sıkıştırılacak ne de kadınlara karşı iktidar tarafından atılacak adımları etkisizleştireceği için basitleştirilecek bir tartışma. Ayrıca ana muhalefetin siyaset dışına itilmesi veya kurumsal yapısına müdahale edilmesi, iktidarın sadece siyasi rakiplerini bertaraf etme çabası olarak okunamamalı.
Bu hamle, uluslararası sermayeye ve Batılı müttefiklere (ABD, Almanya, İngiltere) taahhüt edilen “istikrarlı, öngörülebilir ve disipline edilmiş” yeni iç pazarın inşası için bir ön koşul olarak önümüzde duruyor.
AKP’nin önünde yıllarca inişleri ve çıkışlarıyla öyle veya böyle duran en önemli hareketlerinden biri de kadın hareketi oldu. Sokağı diri tutan, mütemadiyen gerici çizgilerin önünde duran kadın hareketi de türlü baskılarla yıldırılmaya çalışılıyor.
Keza hatırlayalım, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneğine (KCDP) kapatma davası, kadınlara açılan peş peşe davalar ve gözaltılar, 8 Martlara ve 25 Kasımlara ağır saldırılar, kadın örgütlerinin sosyal medya araçlarını kapatmak, eylemleri ve yürüyüşleri “marjinal” göstermek için türlü propaganda üretmek ve korku salmak da bütün bu adımlara birlikte ilerliyordu.
Bunun için de “butlan”ı Türkiye’deki tüm kesimleri ve özellikle kadınları ne denli etkileyeceğine dair anlamaya ve anlatmaya ihtiyacımız var.