28 Mayıs’ta atacağımız adım geleceği kazanmak açısından da yaşamsal önemde. İş sadece 28 Mayıs’ı kazanmak değil yani. Bazen “an” kurtarılıp “şimdi” kazanılır ama “gelecek” kaybedilebilir. 28 Mayıs’ta kazanmak “geleceği” kazanmaya da katkı sunmalı.
İkinci tur için bu kadar kaygılı ve kaybetme korkusu yaşıyorsak, biraz da bugüne kadar atılan adımların hep “şimdi” için olmasındandır. Bunu bugün uzatmayacağım, Pazar’dan sonra geriye bakarak nerede ne hata yaptık da böyle oldu tartışmalarının yoğunlaşacağı, partilerde “çarşının karışacağı” bir dönem olacak.
Ancak şunu söyleyeyim; bu seçim sürecinde demokrasinin “d”sinin olduğu yerlerde akla bile gelmeyecek şeyler olabiliyorsa, bu, dün “şimdi”yi kazanmak adına itiraz edilmeyenler nedeniyledir. Dün “anayasaya aykırı ama…” denilerek, o günü kazanma umuduyla eyvallah edilen şeyler nedeniyledir.