Hiç kuşkum yok, aylardır birlikte yürüdükleri madenci arkadaşlarının, direnişin 18’inci gününde holdingin sırtını bir kez daha yere yapıştırarak eyleme son verdiklerini duyduklarında Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun üzerlerine kapanan demir kapılar erimiş, duvarlar “vız gelir” olmuştur.
Bağımsız Maden-İş epeydir bir destan yazıyor. İsimleri büyük ama kendileri pek ortalıkta görünmeyen sendikaları, o sendikaların yıllardır aynı koltukta oturan başkanlarını umarım utandırarak!
Hepimize ancak direnerek kazanılabileceğini, sadece dayanışmanın yaşatacağını öğreterek!
O madenciler ve mücadelelerinin en önündeki Aksu ile Çakır’ın uzun yürüyüşlerinde birlikte birkaç adım atmış olmak benim için onur!
Çakır ve Aksu şimdi “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ettikleri için tutuklu! Ne kadar tanıdık bir suçlama!
Bağımsız Maden-İş, iktidara mesafeli her fani için bu çok tanıdık suçlama ve tutuklamanın adını “sınıf saldırısı” olarak koydu: “Bu tutuklamalar siyasi iktidarın talimatıyla yürütülen, Yıldızlar SSS Holding’in çıkarlarına hizmet eden, bir sınıf saldırısıdır. Madencinin hakkını savunmak, holdinglerin nasıl büyütüldüğünü anlatmak ve işçilerin ülkeyi yönetenlerle görüşmesini istemek suç değildir.”
Madenciler, Çakır ve Aksu, aylardır holdinglerin nasıl büyüdüğünü anlatırken, bir hak ve sınıf mücadelesinin de nasıl büyütülüp kazanılabileceğini gösteriyorlar.
Halkın, holdinglere para aktarıldığı için yoksullaştığını söylediği tweet’ler nedeniyle yargılanan Aksu, “Cezalandırılması gerekecek birisi varsa benim. Halkı birleştiren, halkı bilinçlendiren bir davranış biçiminde oldum ömrüm boyunca” diyerek, Çakır’ın “yargı dışı bırakılması gerektiğini” söylerken bir yandan da bize “arkadaşlık” dersi veriyor.
Çakır, 22 yıl madende çalışmış bir sendika başkanı. Yer altında kazma salladığı 22 yılın sonunda 23 bin 700 TL emekli maaşı alıyor. Madenciler buna mahkûm ve mecbur olmasın diye sendikacılık yapıyor. “Haklıysa bir işçi, ben her şeyi göz önüne alırım” diyor.
Gözaltılar, tutuklanmalar, içine tıkıldıkları dört duvar Aksu’ya da Çakır’a da vız geliyor! Ancak onlar oradayken, dışarıdakileri de onlarla dayanışma içinde olma sorumluluğu bekliyor.