Kuzey Koreli bir sığınmacı, rejimin gözaltı merkezlerinde işkence ve cinsel şiddete maruz kaldığını iddia ederek Güney Kore’de lider Kim Jong-un’a dava açtı.

Kim Jong-un’un Kuzey Kore’si dış dünyaya kapalı, sıkı bir izolasyon politikası izleyen merkezi bir siyasi sisteme sahip. Öyle ki ülke sınırları ve bilgi akışı çok sıkı denetleniyor, uluslararası etkileşimler son derece kısıtlı. Kısaca, kapalı bir rejim.
13 yıl önce Güney Kore’ye yerleşen 53 yaşındaki kadın Choi Min-kyung, Kuzey Kore Devleti’ni temsilen lider Kim’e ve altı diğer yetkiliye toplam 50 milyon won (yaklaşık 1,5 milyon lira) tazminat talebiyle dava açtı.
Ayrıca Kim ve beş yetkili hakkında insanlığa karşı suçlar kapsamında soruşturma başlatılması için savcılığa suç duyurusunda bulundu.
‘Vücudumdaki izler Kuzey Kore’deki insan hakları ihlallerinin kanıtı‘
Başkentteki Seul Merkez Bölge Mahkemesi’ne yapılan başvuru, bir Kuzey Koreli sığınmacının rejimin insan hakları ihlalleri nedeniyle Güney Kore mahkemelerinde yasal yollara başvurduğu ilk örnek.
The Guardian’a konuşan Choi, “Güney Kore’ye geleli 13 yıl oldu ama hala ciddi şekilde Posttravmatik Stres Bozukluğu’ndan muzdaripim. Vücudumdaki izler Kuzey Kore’deki insan hakları ihlallerinin kanıtı” dedi.
1997’de Kuzey Kore’den kaçtı
Choi 1997’de Kuzey Kore’den kaçtıysa da Çin, 2000-2008 tarihlerinde onu dört kez zorla ülkesine geri gönderdi. 2008’deki son geri gönderilişinde Kuzey Kore’nin North Hamgyong ilindeki üç ayrı gözaltı merkezinde toplam beş ay geçirdi.
Choi’nin şikayetlerinde başından geçen bazı özel olaylara ilişkin ayrıntılar var: Eldivensiz ve hijyensiz çıplak arama sırasında cinsel saldırı, sağ kulak zarının patlamasına ve bilinç kaybına yol açan saldırılar ve günde en az 15 saat uygulanan sistematik işkence.
Choi’nin avukatı hukukçu Lee Young-hyun da Kuzey Koreli bir sığınmacı. Üstelik Güney Kore’de avukatlık yapmak için yeterlilik kazanan ilk Kuzey Kore doğumlu hukukçu.
Rejime karşı toplu davalara zemin hazırlayabilir
Kuzey Kore İnsan Hakları Veri Tabanı Merkezi (KKİH) de davaya destek verdi. Süreci, Birleşmiş Milletler (BM) insan hakları organları ile Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne yapılacak başvuruların dayanak noktası olarak kullanmayı planlıyor.
KKİH’de insan hakları analisti Seongyeop Lee şöyle konuştu:
“Bu dava Güney Kore yargı tarihinde emsal oluşturabilecek bir dönüm noktası olabilir. Zira yerel mahkemelerde insanlığa karşı suçlarla ilgili neredeyse hiç içtihat bulunmuyor.”
Lee, diğer mağdurların da hukuki yollara başvurmak istediğini söyledi. Ayrıca söz konusu davanın gelecekte açılabilecek toplu davalara zemin hazırlayabileceğini ve böylece Kuzey Kore rejiminin işlediği suçların uluslararası alanda görünür ve sorgulanabilir hale gelmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.