Başbakan Binali Yıldırım’ın darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hali (OHAL) ‘daraltma’ talimatı verdiği öne sürüldü.

OHAL bugüne kadar üç aylık dilimler halinde beş kez uzatıldı. 19 Ekim’de süresi dolan OHAL üç ay daha uzatılmıştı.
Yıldırım’ın başkanlık ettiği son bakanlar kurulunda kamu görevlilerinin yurt dışına çıkarken almaları gereken ‘Sakınca yoktur’ belgesinin kaldırılmasına karar verilmişti.
Türkiye’nin ‘olumsuz’ algısı
Hürriyet’ten Nuray Babacan’ın kulis haberine göre bakanlar kurulu toplantısında, OHAL’le uygulamaya konulan ‘yasak ve kısıtlamaların’ hem vatandaşların hayatını güçleştirdiği, hem de Türkiye’nin ‘olağanüstü kurallarla yönetilen ülke’ olarak algılanmasına neden olduğuna ilişkin eleştiriler gündeme geldi.
Yıldırım da ‘ihtiyaç olmaktan çıkan’ kısıtlamaların ayıklanması için bakanlara talimat verdi.
Bu bağlamda kamu görevlileri için konulan kısıtlamadan, kamuda bulunan ‘FETÖ’cülerin tamamına yakınının ayıklanması nedeniyle vazgeçildi.
Bakanlar belirleyecek

Kamu çalışanlarının haricindeki yurttaşlar için de MİT ve emniyet istihbarat birimlerinden gelen raporlar üzerine yurt dışı yasağı konulduğu, bunlardan bir kısmının sadece akrabalık ilişkileri olduğu, kişilerin ‘FETÖ’ veya diğer terör örgütleriyle bağı olmamasına karşın kısıtlandığı değerlendirmesi yapıldı.
Mağduriyet yaratılmaması için istihbarat raporlarının somut verilere dayanması gerektiği ifade edildi. Başbakan da özellikle yurt dışına çıkışla ilgili kısıtlamaların, ‘kesin delillere dayanmadan uygulanmaması’ ve ‘gerekli önlemlerin alınması’ talimatını verdi.
Yıldırım OHAL uygulamalarından ihtiyaç kalmayanların saptanmasını ve aşamalı olarak bunların uygulamadan kaldırılmasını da istedi. Tüm bakanlar kendi alanlarında buna benzer kısıtlama ve sınırlamaları belirleyecek.
Gerekli görülmeyenler uygulamadan kaldırılacak ve eski sisteme dönülecek.
2018’in ikinci yarısında gündeme gelebilir
Belirlenen başlıklardaki çalışmayı ise İçişleri Bakanlığı yapacak. Tapu kayıtlarına konulan tahditlerin, SGK dosyalarına konulan yasak ve kısıtlamaların da gözden geçirilmesi planlanıyor.
AKP kulislerinde, ‘FETÖ’ gözaltıları ve davaların devam etmesi nedeniyle OHAL’in tamamen kaldırılmasının sürece zarar vereceği görüşü hakim.
Bu nedenle OHAL’ın bir süre daha devam edeceği, ancak 2018’in ikinci yarısında kaldırmanın gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Kısıtlama ve yasakların daraltılması da bu zamana kadar eleştirileri azaltmak için düşünülüyor.
Bahçeli’den açık çek
CHP ve HDP’nin OHAL’e ilişkin eleştirileri sürse de, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘terörle mücadele’ devam ettikçe, OHAL’e destek sunacaklarını her fırsatta yinelemiş ve “Terörün kökü kazınıncaya, FETÖ ile hesaplaşma bitene kadar OHAL’e destek vereceğiz” demişti.
‘OHAL kalksın’ çağrısı
Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), olmak üzere iş dünyası sık sık OHAL’in kalkması gerektiğini vurgularken, Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere, Avrupalı parlamenterler de aynı sıklıkta OHAL’in kaldırılması gerektiğini dile getiriyor.
İş dünyasının olağanüstü halle ilgili endişelerini anlamakta güçlük çektiğini belirtip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, OHAL’in bir süre daha kaldırılmayacağını vurguluyor.