Koray R. Yılmaz: Mesele arınma değil, bir tür 'AK'lanmadır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Siyasette arınma ahlaki bir yeniden doğuş, yanlışlardan temizlenme, meşruiyetin yeniden tesisi gibi çağrışımlar üretir. Kılıçdaroğlu da bu çağrışımları arkasına alarak arınma kavramını kurultay tartışmalarının gölgesinden çıkmak, kaybedilen genel başkanlığı yeniden almak, yitirilen itibarı tesis etmek veya bilemediğimiz daha “akli” amaçlar için tercih etmiş gibi görünüyor. Yapılan şey aslında “arınma” kavramını kullanarak, hukuki görünümlü siyasi bir tartışmayı, ahlaki bir anlatıya dönüştürme çabası olarak beliriyor.

Ancak Türkiye siyaseti açısından ortaya çıkan tablo başka bir soruyu daha gündeme getiriyor: Muhalif olduğunu dile getiren, iktidarla müzakere değil mücadele gerekir diyen bir siyasetçinin attığı adımlar, niyeti ne olursa olsun, sonuçları itibarıyla iktidarın işine yarıyorsa asıl arınmaya ihtiyacı olan kişi kimdir?

O halde bu tartışma bağlamında öne çıkarılması gereken mesele arınma değil bir tür “AK”lanmadır. Bugüne kadar birçok siyasetçinin, liderin, belediye başkanının vb. yaptığı gibi, yaşanan süreç bir tür “AK”lanma olarak değerlendirilmelidir. Kılıçdaroğlu iktidara katılarak değil, iktidarın ihtiyaç duyduğu işi yaparak onun bir parçası haline geliyor, “AK”lanıyor.

Koray R. Yılmaz’ın yazısı