Kim ne derse desin, Kırım artık Rusya'nın
K

Işın Eliçin
Işın Eliçin
IŞIN ELİÇİN: 1968 İzmir doğumlu. İzmir Bornova Anadolu Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı mezunu. 1992'den itibaren sırasıyla Bilim/Scientific American, Harper's Bazaar, Aktüel, Esquire dergilerinde ve Yeni yüzyıl gazetesinde çalıştı. 1997-1999 yıllarında Londra'da BBC Dünya Servisi Türkçe Bölümü'nde prodüktör olarak görev yaptı. 1999-2002 yıllarında CNN Türk, 2002-2010 yıllarında ise NTV'de editörlük, sunuculuk ve dış haberler müdürlüğü yaptı. 2010'dan itibaren üç yıl boyunca TRT Türk kanalında hafta içi her gün canlı yayınlanan 'Gazeteci Gözüyle' programını hazırlayıp sundu. Eylül 2012 ile Haziran 2013 arasında Yeni Şafak gazetesinde dokuz aylık bir köşe yazarlığı deneyimi de var.

ışınIŞIN ELİÇİN

isinelicin@gmail.com

Kırım’daki halk oylamasının sonuçları şaşırtmadı: Seçmen katılım oranı yüzde 80’i, Ukrayna’dan ayrılıp Rusya Federasyonu’nun parçası olmasına evet diyenlerin oranı da yüzde 90’ı aştı. Bundan sonra kim ne derse desin boş; Kırım Rusya’nın.

Referandumun Ukrayna yasalarına ve uluslararası hukuka aykırı olması; sandığa gitme kararının alınışı gibi sandığa gitme eyleminin de Rus askerlerinin kontrolü altında yapılması; usülsüzlük tartışmaları falan; bunlar artık fiili durumu değiştiremez.

Batı’nın etkili bir cezalandırmaya başvurması zor

Rusya yanlısı Kırımlılar, referandum sonuçlarını coşkuyla kutladı. (Fotoğraf: Reuters)
Rusya yanlısı Kırımlılar, referandum sonuçlarını coşkuyla kutladı. (Fotoğraf: Reuters)

Bir kez daha güçlü olan kendi koşullarını, kendi hukukunu dayattı. Üstelik, karşılaştırma için adı geçen, Kosova, Abhazya, Osetya gibi örneklerden farklı olarak kan dökülmesi de gerekmedi. ABD ve Avrupa Birliği, Moskova’nın itirazlarını takmayıp bildiğini okumasına elbette bozuluyor ve ses çıkarmak zorunda hissediyorlar kendilerini. Ama, bazı ufak tefek yaptırımlar dışında etkili bir cezalandırmaya kalkışmanın sonuçlarını göze alabilecek durumda değiller (AB’nin ekonomik zaafiyeti ve Rusya’nın enerji kartı başlıca nedenler arasında sayılabilir. ABD özelindeki nedenler ise bir başka yazı konusu olmayı hak ediyor). Batı rövanşı ertelemek durumunda.

Putin diğer bölgelerin çağrılarına itibar etmez

Odessa'da dün Rusya yanlısı gösteriler düzenlendi. (Fotoğraf: Reuters)
Odessa’da dün Rusya yanlısı gösteriler düzenlendi. (Fotoğraf: Reuters)

Üstelik Rusya’nın Batı’ya ayar vermek için kullanacağı malzeme bitmiş değil. Ukrayna’nın Rusça konuşanların çoğunlukta olduğu, Odesa; Donetsk, Harkov gibi diğer yerleşimlerinde de “kendi kaderini tayin hakkı” için nümayiş başladı. Ama Putin’in henüz “bizi de al” çağrılarına itibar edeceğini sanmıyorum. Çünkü Ukrayna’nın geçici yönetimini, zaten, Mayıs sonundaki başkanlık seçimlerine kadar çok zorlu bir süreç bekliyor.

Bir yandan ABD’den, AB’den rica minnet koparabildikleri paralarla ekonomiyi döndürmeleri, bir yandan da Putin’in kendilerine yakıştırdığı “faşist darbeciler” nitelemesini boşa çıkaracak, dosta düşmana rüştlerini ispat edecek icraatta bulunmaları, seçim için güvenli-güvenilir atmosferi yaratmaları lazım. Fakat Ukraynacılarla Rusyacıları karşı karşıya getiren olayların artacağını tahmin etmek güç değil.

Kiev’in şiddete başvurması Rusya’nın işine gelir

Kiev’ın ayrılıkçı sesleri kısmak ya da muhtemel çatışmaları engellemek gerekçesi ile şiddete, sert yöntemlere başvurması Moskova’nın ekmeğine yağ sürmek olur. Azledilen ve Uluslararası Ceza Mahkemesinde yargılanması istenen devlet başkanı Yanukoviç’in sığındığı Rusya’dan ülkesine dönmesi de, yakalandı yakalanmadı, yargılanacak, yargılanmayacak tartışmaları arasında Rusya’ya alan açacak gelişmeleri tetikleyebilir.

Referandumun ardından Kırım'da gazeteler, 'Kırım Rusya'yı seçti' manşetleriyle çıktı. (Fotoğraf: Reuters)
Referandumun ardından Kırım’da gazeteler, ‘Kırım Rusya’yı seçti’ manşetleriyle çıktı. (Fotoğraf: Reuters)

Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden yana tavır koyan ve referandumu boykot kararı alan Kırım Tatarlarına gelince; Türkiye’den Rusya’nınkine benzer bir “kendi dilini konuşanları koruma” hamlesi gelmeyeceğini biliyorlar ama pozisyonlarının güçlü şekilde desteklenmesini istiyorlar. Ama Türkiye’nin sahip olduğu, Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu’nun ifadesiyle, “hem aday AB ülkesi, hem Nato üyesi hem de Rusya ile son derece derin ilişkisi olan bir komşu ülke” olmaktan kaynaklı “özel konum” buna engel.

Mensur Akgün haklıydı

Harkiv'de de Rusya yanlıları dev bir Rusya Federasyonu bayrağıyla gösteri düzenledi. (Fotoğraf: Reuters)
Harkiv’de de Rusya yanlıları dev bir Rusya Federasyonu bayrağıyla gösteri düzenledi. (Fotoğraf: Reuters)

Tesev Koordinatörü Star gazetesi yazarlarından Mensur Akgün Şubat ayı sonunda katıldığı bir TV programında incelikli olmayan bir üslupla dile getirdiği için tepki çekmişti ama sözleri şu meşhur “reel politik”in ta kendisiydi: “Türkiye ile Rusya arasında 38 milyar dolarlık iş hacmi var. Türkiye’nin Kırım Tatarları için Rusya’yı karşısına alması beklenemez.

Şimdi, referandum sonrasında, reel politikanın daha incelikli tasavvuru; Kırım Tatarları’nın siyasi, ekonomik ve kültürel haklara sahip olma çabalarına destek vaat ederek, Rusya Federasyonu içinde kalmaya ikna etmek olacaktır. Lakin bunun, Doğu Türkistan’da yaşanan dramlara benzer bir durum yaratıp yaratmayacağından emin olamıyoruz.