Biz yıllarca güvenlik-özgürlük dengesini tartışmadık mı? Ve güvenlikçi bakış açısının sorunlarımızı çözemediğini, daha çok özgürlük alanına ihtiyacımız olduğuna karar vermedik mi? Bunun için dünya kadar kanun, yönetmelik, yönerge değiştirmedik mi?
Güvenlik kuvvetlerinin vatandaşa davranış şeklinden, insanların potansiyel suçluymuş gibi muamelesi görmesinden şikayet etmedik mi?
Peki şimdi ortama hakim olan bu güvenlikçi bakış açısı nedir?
Vatandaşa, protesto gösterisi yapanlara, mahkum annelerine kötü davranan güvenlik kuvvetlerini koruma refleksi nedir?
AK Parti Milletvekili Mustafa Yeneroğlu tüm siyasi kariyerini tehlikeye atarak, ülkedeki insan hakları ihlallerini, hukuk ihlallerini, işkence yapan polislerin varlığını anlatmak için feryat ediyor. Tıpkı ilk yıllarda onlarca AK Partili siyasetçinin yaptığı gibi.
Garabete bakın, AK Parti’yi savunduğunu söyleyen medyada Yeneroğlu linç ediliyor.
Ne oldu de her şey böyle tersine döndü?
Gerçekten bazen anlamakta zorluk çekiyorum.