Ve korkulan oldu: Kanaltürk'ün ardından Bugün TV'nin de 'fişi çekildi'

 

Koza İpek Holding ve bünyesindeki şirketlere kayyum atanmasının ardından polis baskınının düzenlendiği KanalTürk ve Bugün TV’nin yayını kesildi.

bugun caps1

Gülen Cemaati’ne yakınlığıyla bilinen Koza İpek Holding ve bünyesindeki şirketlere yapılan kayyum ataması sonrası polis bu sabah Kanaltürk’ün yayınını kesmiş ancak kanal yönetimi kontrolü yeniden ele almıştı.

Tüm gün boyunca polis baskınıyla ilgili özel yayın yapan Bugün TV ve KanalTürk TV, akşam saatlerinde canlı yayında sivil polislerin çatı katına çıkışını yayınladı. Sivil polisler kanalların yayınını durdurmak için uydu bağlantısını sağlayan ‘uplink odası‘na çıkarken, Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros, ana kumanda odasından canlı yayında son konuşmasını yapıyordu.

‘Biz kararıyoruz ama siz enseyi karartmayın’

Bina içerisindeki ‘kayyum‘ Ümit Önal, yönetim kurulu olarak karar aldıklarını ve ‘uplink‘i kapatacaklarını söyledi. Bunun üzerine kanal çalışanları kararı görmek istediklerini söyledi ancak Önal, kararı göstermedi. Bu tartışmadan kısa bir süre sonra da her iki kanalın da yayınları kesildi.

Toros’un yayın kesilmeden önceki son sözleri, “Biz kararıyoruz ama siz enseyi karartmayın” oldu.

Anakumanda odasına da girdiler

kanalturk caps

Uydu yayınının kesilmesinin ardından bir süre daha Kanaltürk’ün internet sitesinden yayın yapmaya devam edildi. Ancak sivil polisler, kayyum eşliğinde anakumanda odasına girerek bu yayını da kesti.

‘Karartılan’ Kanaltürk’ün haber müdürü: Penguenciler, bunu unutmayacağım

Demirtaş, Koza İpek baskınına ‘şaşırmadı’: Maalesef burası AKP Türkiye’si

Akın İpek canlı yayında çalışanlarına seslendi: Görevinizin başından ayrılmayın

Güne sansürle başladık: Kanaltürk yayını kesildi; Bugün TV de karartılabilir

Koza İpek’e atanan kayyumlar arasında bakan danışmanları ve AKP üyeleri de var

VİDEO | Polis, Koza İpek binasına biber gazıyla girdi: ‘Daha sözümüz bitmedi’

Bugün gazetesi adliye muhabiri sürüklenerek gözaltına alındı

Hürriyet yazarı Akif Beki’nin itirazı usule: Böyle mi el konulmalıydı?