Kansu Yıldırım: 'Eşitsizlik' ifadesi, tabloyu açıklamaya yetmiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Kapitalist dünya sistemi her zaman eşitsiz ve adaletsiz bir yer oldu. Ne var ki, son yıllarda gelir ve servet dağılımında gözlemlenen bireyler ve ülkeler arası uçurumu tanımlamak için “eşitsizlik” ifadesini kullanmak mevcut tabloyu açıklamaya yetmiyor.

Ultra zenginlerin kişisel servetlerinin ulaştığı devasa boyut makroekonomik ölçekleri sarsarken, küresel servetten aldıkları pay milyarlarca insanın toplam varlığına eşitlenmiş durumda. Hiper-sömürü ve hiper-eşitsizlik sarmalına sıkışmış geniş halk kitlelerinin sefaleti derinleşirken, küresel zenginlik daha hızlı şekilde bir azınlığın elinde yoğunlaşıyor. Bu durum, 1920’lerden bu yana benimsenmiş ekonomik parametreleri de yapısal olarak değiştiriyor.

Forbes’un mart 2026 verileri, küresel servet yoğunlaşmasının tepesinde bizzat Elon Musk’ın yer aldığını gösteriyor. Musk’ın serveti, kendisini takip eden Larry Page ve Sergey Brin’in varlıklarının toplamından 3 kat fazla.

Bu sermaye yoğunluğunun ivmesini anlamak için tarihsel bir karşılaştırma yapmak açıklayıcı olacak: 1916 yılında tarihin ilk dolar milyarderi olan John D. Rockefeller öldüğünde, serveti ABD gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 1.5’ine tekabül ediyordu.

Günümüzde ilk dolar trilyoneri konumuna erişen Musk’ın serveti ise ABD GSYİH’sının yüzde 3’üne, yani Rockefeller’ın ulaştığı tarihsel oranın tam iki katına karşılık geliyor.

Kansu Yıldırım’ın yazısı