mazbatası olmayan Kılıçdaroğlu Ankara valisine bir dilekçe göndererek CHP Merkez binasını boşalt diyor, Valilik de Fatih’ in İstanbul surlarını yıkıp Konstantinopolis’ e girer gibi CHP Merkez binasına giriyor. Fethettikleri binayı da Kılıçdaroğlu ekibine teslim ediyor. Onlar da çikolata yiyerek zaferlerini kutluyor.
İstanbul’da da benzeri yaşanmıştı. İstanbul kalesi de fethedilmişti ama hiçbir resmi ve gayriresmi kurum Gürsel Tekin’i muhatap almamıştı.
Böyle kararlar yazılınca işte böyle durumlar ortaya çıkıyor. Uymasa da uydurdum deyince uymuyor.
Şimdi mahkeme kararı var ama kiracım evimden çıkmıyor diye binlerce ev sahibi Ankara ve İstanbul valisine dilekçe verse ne olacak? Valiler polis orduları ile kiracıları çıkaracak mı, yoksa bana ne kardeşim git icraya başvur o çıkarsın, onun görevi mi diyecek?
Şimdi binlerce seçmen 2017 referandumunda yasada aksi yazmasına rağmen mühürsüz oylar geçersiz sayıldı bu referandumun mutlak butlan ile yok sayılmasına karar verilsin ve referandum öncesine dönülsün derse ne olacak?
Bu işler bir gece Bilgi Üniversitesini kapayıp, iki gün sonra açmaya benzemiyor.