Kadri Gürsel: Yeni Türkiye'nin ırkçı Valisi'nin verdiği hasar baki

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

İktidarın “Yeni Türkiye” diye adlandırmayı sevdiği Ortadoğululaşmış ülkeye egemen olan siyasi kültürün doğası gereği, antisemitizmin yükselişine tanıklık ediyoruz. Antisemitizm (Yahudi karşıtlığı) ırkçılığın bir çeşididir. Pew Araştırma Merkezi’nin eldeki verilerine göre Türkiye’de 2004’te yüzde 49 olan Yahudi karşıtlığı her yıl kademeli ve istikrarlı biçimde artarak 2011’de yüzde 83’e yükselmiş bulunuyor. Bu, Ortadoğu ülkelerindekine yakın bir veridir ve trendin son üç yılda değişebileceğini düşünmemizi gerektiren bir durum yoktur.

Bu dönemde İsrail’i yöneten sağ iktidarlar Filistin halkına karşı orantısız sertlik ve kıyıcılık içeren, kabulü imkansız politikalar izlemiştir. İlk bakışta Yahudi karşıtlığının artışında bu faktörün de önemli rol oynadığı ileri sürülebilir. Buna rağmen halkın İsrail’e tepkisi, insan hakları ve özgürlükler eksenli seküler bir mecraya yönlendirilse ve sert İsrail eleştirisi bu zeminde inşa edilseydi Yahudi karşıtlığı bu denli yükselmeyebilirdi.

Türkiye’nin Ortadoğululaştırılması iktidarın ajandasında olduğundan, İsrail’e karşı oluşan tepki İslamcı politikaların enstrümanı yapılmak üzere koşullandırıldı ve bugünkü tablo ortaya çıktı. Vali Dursun Şahin, buzdağının su üzerindeki kısmıdır. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Vali’ye “dur” demiş olmasıyla zarardan dönülmüştür ama hasar bakidir.

Kadri Gürsel’in yazısı