Obama’nın IŞİD stratejisinin Suriye ayağı hem hukuki hem de askeri açıdan sakat…
Suriye’de ABD’yi çağıran bir merkezi yönetim olmadığına göre, oradaki İD’yi bombalamanın meşruiyetini elde etmek için BM Güvenlik Konseyi kararı gerekli. Çin ve Rusya’nın bu yöndeki bir karar tasarısını desteklemeyecekleri de belli oluyor.
Dolayısıyla, hukuki meşruiyet geniş tutulmuş bir “gönüllüler koalisyonu”nda aranacak.
Obama stratejisinin Suriye ayağındaki asıl sakatlık, Suriyeli rejim muhaliflerini eğitip silahlandırarak “İD”ye karşı savaştırma kararı…
Bu muhalifler zaten hiçbir zaman istenen seviyeye gelememişlerdi; geçen sürede rejim ve “İD” arasında sandviç olup iyice güç kaybettiler ve ufalandılar. Bu zaten yenilmiş olan gücün dış yardımla toparlanıp “İD”ye karşı etkili biçimde savaşması, aşırı iyimser bir beklenti.
Obama’nın, Suriye rejimine meşruiyet kazandırmak istemediğini anlıyoruz… Peki, “ılımlı muhalifler” İslam Devleti ile savaşırken rejimin de diğer taraftan bu muhaliflerle savaşmasına nasıl engel olunacak?
Bu savaş stratejisinin ancak Irak’ta bir başarı şansı var; Suriye’de tutması ise imkansıza yakın.
Suriye’de çalışmayacak bir strateji ile İslam Devleti’ni yok etmek mümkün olamayacağı için gerçek hedefin bu örgütü yok etmek değil Irak’ı bunlardan kurtarmak olduğunu anlıyoruz.