“Türkiye dibe vuracak” diye bekleyenler ülkenin bir dibi olduğunu neye dayanarak tespit ediyorlar ve varsa o dip neresidir?
Keşke Türkiye’nin dibi olsaydı. Bu aşağıya burgu hareketi bir sert zemine çarpar ve kendiliğinden dururdu.
Ama o dip yok. Zamanımızın kenar mahallelisinin “Adamın dibisin” demesinde olduğu gibi, müspet özelliğe atfen “Türkiye’nin dibisin” diyebileceğimiz ne var bu ülkede?
Güçlü kurumları ve bir toplumsal sermayesi olsaydı, “İşte bunlar Türkiye’nin dibidir” diyebilirdik.
Mevcut rejim, diktatörlüğe evrilme süreci içinde Türkiye’nin kurumlarını Timur’un filleri gibi ezdi geçti; ülke alabildiğine kurumsuzlaştırıldı.
Ya toplum?
O da rejimin iktidar stratejisi gereği olağanüstü kutuplaştırıldığı için birbirine düşman edilmiş kesimlerin toplamına dönüştü. Kutuplaşmanın ürettiği negatif enerji, ülkenin aşağıya burgu hareketine ivme kazandırır hale geldi.