CANAN COŞKUN
canancoskun@diken.com.tr
@canancoskun
Brezilya’nın Fortaleza Havalimanı’nda geçtiğimiz yıl 4 Ağustos’ta Türkiye’de kurulu ACM Havayolları şirketine kayıtlı jette yakalanan 1,3 ton kokain hakkındaki dava başladı. Patron Şeyhmus Özkan, kokainin yakalanmasından sonra polislerin ofislerine geldiğini, parayı teslim eden kuryeyle ilgili “Abi karışma, kurye bizde” dediklerini söyledi. Mahkeme, tutuklu sanıklar Özkan ve pilot Veli Demir’in tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Küçükçekmece 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’de görülen davada tutuklu sanıklar Şeyhmus Özkan, pilot Veli Demir hazır bulundu. Tutuksuz sanıklar Leyla Özkan, Murat Özkan, Ali Burak Bülbül, Bekir Koray Özdoğan, Fatih Rasim Bahar, Nesime Özlem Bektaş da duruşmaya katıldı.
Pilotun ifadesi
Duruşmada ilk olarak pilot Veli Demir ifade verdi. Demir, 2019’dan bu yana ACM Havayolları firmasında çalıştığını, Türk Hava Kuvvetleri’nde görev yaptığını, 27 yıldır pilot olduğunu söyledi. Güvenlik kontrolünün havaalanında yapıldığını belirten Demir, kaptan pilot olarak bavulların içeriğini kontrol etme yükümlülüğü olmadığını anlattı.
Demir, Malaga’da beklerlerken uçuş operasyon yöneticisi Ali Burak Bülbül’ün 3 Ağustos sabah saat 10:00 sıralarında Brezilya uçuşunu haber verdiğini söyledi. Demir, daha sonra Bülbül’ün kendisini arayarak meydanların uygunluğunu kontrol etmesini istediğini belirtti.
Kendilerine aktarılan uçuşun Brezilya’dan Brüksel’e olduğunu söyleyen Demir, dört yolcunun olacağını, sonradan bir yolcu olarak düzeltildiğini kaydetti.
‘Hangara geçerken yolcuyu gördük’
Demir, Riberio Preto Havaalanı’nda uçuş ekibiyle birlikte yer hizmetlerini ve otel ödemelerini kendisinin nakit olarak yaptığını söyledi. Şirketin o dönem konkordato ilan ettiği için nakitle ödediğini söyledi. Burada otelde 4 Ağustos akşam saat 10’a kadar dinlendiklerini söyleyen Demir, akşam 23.30’da ekibiyle toplandıklarını ve havaalanına geçtiklerini aktardı. Demir, hangara doğru giderken VIP salonunda yolcuyu gördüklerini belirterek “İngilizce bilmiyordu. Hiçbir şekilde anlaşamadık ve sorunları da çözemedik. Tercüman olmadığı için bu sorunları yaşadık. Google translate aracılığıyla anlaştık” dedi.
‘Valizlerin çok olması dikkat çekmedi’
Demir’in aktarımına göre yer hizmetlerini Ali Burak Bülbül ayarladı. Planlanan uçuş saatinin gece 02:00 olduğunu aktaran Demir, şöyle devam etti:
“Bagaj araçlarının içine bagajları yüklenmiş gördüm. Varsayımım Ali Burak Bülbül’ün işimizi hızlandırmak için bavulları yüklettiğiydi. Bu durum hiç dikkatimizi çekmedi. Bir önceki uçuşta 25 valiz taşımıştık, bizim taşıdığımız kişiler varlıklı kişilerdir çünkü.”
Yolcuyu hangarda bıraktıklarını anlatan Demir, uçuş harekat ofisini arayarak yolcunun erken kalkmak istediğini ilettiğini söyledi. Uçağı kalkış için hazırlamaya başladıklarını söyleyen Demir’in ifadesine göre 20 dakika sonra teknisyen geldi ve dört bavulu sığdıramadığını söyledi. Demir, bunun üzerine dört bavulu kabindeki koltuklara kemerle bağlanması talimatı verdiğini aktardı.
Bavulların sabitlenmesinden sonra yolcuyu çağırdıklarını ve kapıyı kapatıp uçuşa başladıklarını söyleyen Demir, Fortaleza Havalimanı’na indiklerinde yolcuyla birlikte pasaport kontrolü için terminale gittiklerini aktardı. Burada polisin yolcuya sorular sorduğunu söyleyen Demir, şöyle devam etti: “Biraz salla pati yürüyordu. Cevapları sanırım polis memurunu mutlu etmedi. Polis uçağa gelmek istedi. Uçağın için Türkiye toprağı sayıldığı için istesem almazdım kabine, ama kabul ettim uçağa. Uçağa geçtikten sonra polis bavulların kime ait olduğunu sordu. Yolcunun olduğunu söyleyince içine bakmak istedi. Yolcunun açmasını istedi. O yaşlı olduğu için açamadığı için polis açtı. Yolcu telaşlandı, hareketleri değişti. Benim hiçbir telaşım yoktu. Açılınca şok oldum. İçindekilerin ne olduğunu sordu. Sonra başkalarını çağırdı.”
Pilot Demir, polislerin valizleri açmasından sonra teknisyenin pasaport işlemlerinden dönerken uçağın etrafında kimseyi görmediğini aktardı. Yer hizmetlerinin de kalkışı onaylaması üzerine teknisyene kapıyı kapatma kumandası verildiğini belirten Demir, bu gelişmeler üzerine kapıyı tekrar açtırdığını söyledi.
‘Flight Radar’ın hatası’
Mahkeme başkanı, pilot Demir’e ‘havadayken bir saat kadar radar denetiminden çıktığı iddiasını’ yöneltti. Demir de Flight Radar’da Riberio havalimanından Fortaleza Havaalanı’na giderken göremediğini aktardı ve “O sitenin teknik hatası, bizimle ilgili bir şey değil” dedi.
Patron Özkan’ın ifadesi
Pilot Demir’den sonra şirketin sahibi Şeyhmus Özkan ifade verdi. Özkan, sanıkların şirketteki göreviyle ilgili bilgi verdi. ACM grup şirketlerinin sahibi olduğunu ve 2004 yılından bu yana havayolları işinde olduğunu aktaran Özkan aynı zamanda yer hizmetleri servisi verdiklerini de söyledi.
Pandemiden dolayı uçamadıkları ve borçlarını ödeyemedikleri için konkordato ilan ettiklerini söyleyen Özkan, şunları dedi: “Bu esnada uçaklarımızı Ankara’da bir havayolu şirketinin bünyesinde barındırıyorduk. Uçuş ruhsatı için sivil havacılığa başvuruda bulunduğumuzda başvuru yapanlardan kimsenin konkordatoda olmaması gerekiyordu. Bu nedenle şirketi Murat Özkan’ın üzerine geçici olarak yaptık.”
Devlet yetkilileri ve Riyad kraliyet ailesi taşındı
Pandemiyle beraber özel jet talebinin arttığını ve çok kazançlı bir iş haline geldiğini aktaran Özkan, şöyle devam etti: “İnsan bir kere özel jete bindiğinde hep özel jete binmek istiyor. Bir ekip bize yetmemeye başladı. Olay yaşanmadan önce uçak İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan kalktı, Kazakistan’a indi. Oradan bir devlet ekibini aldı. Oradan İzmir’e gelen uçak burada İzmire geldi oradan. Uçak orada kaldıktan sonra ertesi gün riyada uçtu. Riyad kraliyet ailesini alarak Malaga’ya uçtu.”
Özkan, söz konusu uçağın ABD’de 1.5 yıl bakımda kaldığını ve kendilerine dört milyon dolara mal olduğunu söyledi. 30 bin doların üzerindeki bütün tekliflerin onayının kendisine geldiğini ifade eden Özkan, normal şartlarda teklifleri Bekir Koray Özdoğan’ın getirdiğini, ancak o olmadığı için Ali Burak Bülbül’ün getirdiğini söyledi. O gün üç uçuş talebi olduğunu, birinin ABD’ye, birinin Malta’ya, diğerinin de Brezilya’ya olduğunu belirten Özkan, Brezilya uçuşu için 165 bir Euro teklif edildiğini anlattı.
‘Elden ödeme çok normal’
Özkan, Bülbül’ün yolcunun indirim istediğini anlattı ve şöyle devam etti:
“Yolcu, ödemenin dövizciyle yapacağını söyledi. Bu bizim için normal bir yöntem. Havacılık sisteminde çok normal bir şey elden paranın gelmesi. O kadar normal ki yan ofisimde paranın sahte olup olmadığını anlamak için makine var.”
Bülbül’ün söz konusu uçuş teklifini ‘gayrı ciddi bulduğunu’ aktaran Özkan, yolcuyla 160 bin Euro’ya anlaştıklarını söyledi.
‘Abi karışma, kurye bizde’
Ertesi gün saat 15.00 sıralarında şirkete bir kurye geldiğini belirten Özkan, elindeki poşetle 160 bin Euro getirdiğini aktardı. Kuryenin kimden geldiğini söylemediğini belirten Özkan, daha önce de bu şekilde ödeme aldıklarını söyledi. Bu parayı aynı gün şirketin banka hesabına yatırdıklarını söyleyen Özkan, şöyle devam etti:
“Kuryeyle ilgili bir araştırma yapmayı düşündüm, ancak böyle bir olay başımıza hiç gelmediği için tehlikeli olabileceğini düşündüm. Önce Gümrük’ten bilgi almaya geldiler. Sonra polis geldi, polis de bilgi almak için gelmişti ve ‘Abi karışma, kurye bizde’ dedi. ‘Abi karışma’ dedikleri için benim karışmam başka bir anlama gelirdi.“
Paranın ulaşmasından sonra Ali Burak Bülbül’ün kendisini aradığını ve parının gelip gelmediğini sorduğunu aktaran Özkan, uçuş operasyonunun başlaması talimatını verdiğini söyledi. Ertesi gün ofisteyken Bülbül’ün geldiğini ve pilotun kendisini arayarak uçakta kokain yakalandığı bilgisini verdiğini söyledi. Pilotun tutuklanmasından sonra ekibin geri dönmesi talimatı verdiğini aktaran Özkan, “Her şey aklıma gelir, böyle bir şey gelmezdi” dedi.
Bu sırada duruşma savcısı, Özkan’a adına kayıtlı bir cep telefonunda tespit edilen “Yolcunun ufak bir şeyler itiraf etmesine izin verdik, bizim avukat orada, üç-dört yıl ceza aldı” şeklindeki mesajını gösterdi. Özkan, bu telefonun kendisine ait olmadığını savundu.
Özkan, olaydan sonra hiçbir polisin kendisini aramadığını söyleyerek “Olay yaşandıktan sonra Tahran’a iş görüşmesine gittim, üç-dört gün kaldıktan sonra döndüm” dedi. Özkan, sorulması üzerine “Brezilya’da bir hangar firmasıyla görüşülmesi için talimat verdiğimi hatırlamıyorum. O süreç o kadar doluydu ki hatırlamıyorum” diye konuştu.
‘Kokain demedim’
Özkan’dan sonra satış sorumlusu sanık Ali Burak Bülbül ifade verdi. Bülbül, sözlerine uçakta yakalanan maddenin ne olduğunu bilmediğini söyleyerek başladı ve maddenin niteliğini bilmediğini, o yüzden Şeyhmus Özkan’a kokain demediğini aktardı.
Bülbül, satış departmanında çalıştığını, amirinin Bekir Koray Özdoğan olduğunu söyledi. Bülbül, 2017’de ACM’de çalışmaya başladığını, Ekim 2021’de oradan ayrıldığını belirtti.
‘Teklife itibar etmedim’
Bülbül’ün anlatımına göre, satış departmanından Koray Özdoğan, patron Özkan’ın söz konusu uçuş teklifi e-postasını gördüğünü ve teklifi çalışıp çalışmadıklarını sordu. Özdoğan’a teklifi çalıştıklarını söyledi. Daha sonra Özdoğan ile birlikte Özkan’ın yanına çıktılarını aktaran Bülbül şöyle devam etti:
“Teklife itibar etmediğimi söyledim. Genelde nadiren yolcudan bize teklif gelir. Genelde site üzerinden veya piyasada tanınan firmalardan teklif gelir. Orana vurulunca yolcudan gelen teklif sayısı bir elin parmağının sayısını geçmez.”
Yolcuyla 160 bin Euro’ya anlaştıklarını belirten Bülbül, bunun üzerine Özkan’ın sözleşmeyi yolcuya yollamasını söylediğini aktardı. Özkan’ın operasyonun başlama talimatını verdiği sırada hala paranın alınmadığını söyleyen Bülbül, “Sektörde tanıdığımız firmalarla bile çalışırken ödemeyi almadan uçuş planlaması yapılmaz” dedi.
Özkan’ın “Riski ben alıyorum, uçuş planlamasını başlat” dediğini savunan Bülbül, yolcunun ‘peyderpey evrakları yolladığını’ söyledi. Elden ödeme aldıkları firmaların tanıdıkları firmalar olduğunu söyleyen Bülbül, Özkan’ın talimatıyla yer hizmetleri şirketinin değiştirildiğini savundu.
Bülbül’den sonra tutuksuz sanık Bekir Koray Özdoğan ifade verdi. Özdoğan, görevi gereği SOCAR ve Tüpraş gibi şirketlerle görüşmeler yaptığını belirterek şöyle konuştu:
“Ukrayna’dan dönerken Ali Burak Bülbül’e şirkete geçeceğimi söyledim. O da geldi. Şeyhmus Özkan, uçuş teklifi e-postasını görüp görmediğimi sordu. Bülbül, bu uçuşu bildiğini söyledi. Şeyhmus Özkan’ın yanına çıktık birlikte. Uçuşun fiyatıyla ilgili bir dahlim olmadı. Paranın nasıl ödendiğiyle ilgili bir bilgim yoktu, sonradan öğrendim.”
Uçuştan önce hangar araştırıldıl
Tutuksuz sanık maliyet kontrol müdürü Nesime Özlem Bektaş ifade verdi. Bektaş, 25-26 Temmuz gibi Bekir Koray Özdoğan’ın kendisinden Brezilya’da hangar araştırmasını istediğini aktardı. Araştırma sonuçlarını satış departmanına aktardığını ileten Bektaş, “Sonra Şeyhmus Özkan beni arayıp ‘Koray Bey’in sana söylediği hangarı ayarlar mısın’ dedi. ‘Hangisi’ diye sorduğumda bana WhatsApp’tan hangarın linkini verdi. Bunların arasından Gold Sky seçildi” diye konuştu.
Özdoğan, Bektaş’ın kendisiyle ilgili iddiasını yalanladı.
Tanıklar dinlendi
Sanıkların ifadelerinin tamamlanmasından sonra kokainin yakalanması sırasında jette olan uçuş teknisyeni ve yardımcı pilot tanık olarak ifade verdi. Tanıklar, Riberio Havalimanı’nda uçağın yanına gittiklerinde bagajların araçlarla uçağın yanına getirildiğini, yolcunun da orada olduğunu söyledi.
Bavullardan bazılarının bagaja sığmadığını anlatan tanıklar, bunların pilotun izniyle kabine alındığını söyledi. Fortaleza Havalimanı’na indiklerinde pasaport işlemlerini hallettikten sonra gümrükçünün uçağa geldiğini anlatan tanıklar, yer hizmetlerinin izniyle kapıyı kapattıklarını söyledi. Kapı kapandıktan sonra gümrükçünün koşarak uçağa doğru geldiğini ve durmalarını anlatan el işaretleri yaptığını aktaran tanıklar, polislerin dışarıda pilotla konuşurken yolcunun tedirgin olduğunu anlattı.
Savcı ‘Kaçma şüphesi var’ dedi
Sanık ve tanıkların konuşmalarından sonra duruşma savcısı, tutukluluk haliyle ilgili mütalaasını açıkladı. Savcı, Brezilya’daki dosyanın akıbeti için yazı yazılmasını, adli kontrol kararlarının devamına karar verilmesini ve kaçma şüphesi olduğu iddiasıyla tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini istedi.
‘Olayın arkasında ünlü bir kartel var’
Savcının mütalaasına karşı konuşan Özkan’ın avukatı Serkan Sarıyaprak, Özkan hakkında ilk serbest bırakma kararı veren hakimliğin bir gün sonra Özkan hakkında yakalama kararı verdiğini söyledi. Avukat, Brezilya’daki soruşturmayla ilgili rapordan öne çıkan kısımları duruşma salonunda okudu. Pilot hakkında herhangi bir delil bulunmadığının belirtildiği rapora göre, bu olayın arkasında tanınan ve bilinen bir uyuşturucu karteli var. Avukat, bu kişinin ismini açıklamadı. Diğer avukatların da konuşmasından sonra sanıklara mütalaayla ilgili görüşü soruldu. Şeyhmus Özkan, isteseydi yurtdışına çıkabileceğini ama gitmediğini belirterek “Emin olana yemin, dürüst olana şahit gerekmez” dedi. Pilot Demir de yeşil pasaport sahibi olduğunu, yurtdışında yakınları olduğunu ama yine de Türkiye’ye döndüğünü söyledi.
Bir sonraki duruşma 12 Nisan’da
Mahkeme, ara kararında tutuklu sanıkların bu hallerinin ‘kuvvetli suç şüphesini gösteren delillerin varlığı’ gerekçesiyle devamına karar verdi. Brezilya adli makamlarının hazırladığı raporun Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek uyuşturucu maddeyle ilgili rapor aldırılmasına hükmeden heyet, adli yardımlaşma aracılığıyla Brezilya’daki evraklarının istenmesine karar verdi. Hostesin de zorla getirilmesine karar veren heyet, bir sonraki duruşmanın 12 Nisan 2023 saat 10:50’de görülmesine hükmetti.
Ne olmuştu?
Brezilya’nın Fortaleza Havalimanı’nda ACM Havayollarına ait TC-GVA kuyruk tescilli jette 4 Ağustos 2021’de 24 valiz içinde 1,3 ton kokain yakalanmıştı. Jeti Belçika’ya gitmek üzere kiralayan tek yolcu İspanyol Gonzales Valdes ve Türk pilot Veli Demir tutuklanmıştı. ACM Havayolları bu jeti 2017’de Savunma Sanayii Müsteşarlığı’ndan satın almıştı. Jet, daha önce başbakanlık VIP uçak filosunda bulunuyordu.
Bavulların sahibi olduğu iddia edilen yolcu Valdes, 24 Ekim 2021’de tutulduğu cezaevinde öldü. Ölüm nedeninin ‘kanser’ olduğu belirtildi. Pilot Demir de 10 Kasım 2021’de yurtdışına çıkışı yasaklanarak tahliye edilmişti. Demir, 16 Aralık’ta bu yasağın da kaldırılması üzerine 26 Aralık’ta Türkiye’ye gelmişti. Demir’in ardından şirketin sahibi Şeyhmus Özkan, eski eşi Leyla Özkan’ın aralarında bulunduğu toplam yedi kişi gözaltına alınmıştı. Şüpheli altı kişi serbest bırakılırken Şeyhmus Özkan tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Özkan serbest bırakıldıktan sonra kendisine ait olduğu belirtilen Instagram sayfasında Soylu ile yan yana oldukları bir fotoğraf paylaşılmıştı.
Özkan, savcılığın karara itiraz etmesi üzerine 31 Aralık’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.
İddianamede, havayolları şirketinin sahibi Şeyhmus Özkan’ın da aralarında bulunduğu sekiz şüpheliye ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma’ suçlaması yöneltildi.