Javier Bardem: Penelope ve ben Yahudi düşmanı değiliz, sadece barış istiyoruz

 

Oscar ödüllü İspanyol oyuncu Javier Bardem, İsrail’in Gazze saldırısını eleştiren açık mektubu nedeniyle aldığı tepkiler üzerine yeni bir açıklama yaptı. Bardem, Yahudi düşmanlığı suçlamasının ‘kendisinin ve eşi Penelope Cruz’un antitezi’ olduğunu yazdı.

İspanyol oyuncu ilk olarak El Diario sitesinde yayımladığı açık mektubunda İsrail’in saldırısını açıkça ‘soykırım‘ diye niteleyip, Batılı ülkelerin suskunluğundan utanç duyduğunu belirtmişti. Ardından, oyuncu eşi Penelope Cruz ve yönetmen Pedro Almodovar’ın da dahil olduğu bir grup İspanyol sanatçıyla birlikte barış çağrısı yapan bir başka mektuba imza atmıştı.

‘Yahudi düşmanlığından nefret ediyoruz’

javier bardem1

Bardem’in, Yahudi düşmanlığı suçlamasıyla karşılaştıktan sonra yaptığı, ‘Barış Çağrısı’ başlıklı açıklamanın tam metni şöyle:

”Söz konusu metinlere imza atmamın tek amacı barış çağrısı yapmaktı. Yıkım nefret, daha fazla nefret ve yıkımdan başka bir şey getirmez.

İsrail’in askeri yanıtını eleştirsem de, İsrail halkına büyük bir saygı, kayıpları için büyük bir üzüntü duyuyorum. Şu an ben ve eşim (Penelope Cruz) bazıları tarafından Yahudi düşmanlığıyla suçlanıyoruz, ki bu, bizim kimliklerimizin anti tezi. Savaşın korkunç ve acı verici sonuçlarından ne kadar nefret ediyorsak, Yahudi düşmanlığından da o kadar nefret ediyoruz.

‘Çok fazla anne acı çekti’

Her tür şiddet eylemine ve insanlığın bunun sonucunda çektiği acıya din, etnik köken ve sınırlara bakmaksızın karşı çıkan birisi olarak yetiştirildim. Bu ihtilafta çok fazla masum Filistinli anne çocuğunu kaybetti. Aynı acıyı, çok fazla İsrailli anne paylaşıyor. Her iki tarafta da yaşanan böylesine büyük bir acıyı meşrulaştıracak bir siyasi gerekçe olmamalı. Bu karmaşık ihtilafa dahil olan liderlerin, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’un ”Şiddet, insanlık adına durmalı” çağrısına kulak vermesini umut ediyorum.

Bölgedeki Filistinliler ve İsrailliler kendileri ve masum çocuklarının yakın gelecekte barış içinde birlikte yaşayabilmesi için güvenliklerinin sağlanmasını, haklarının tanınmasını hak ediyor. Gelecek nesiller ancak bu şekilde umutlu olabilir, birbirlerini affedebilir ve merhamet duyabilir. Hepimiz için barışa giden en kısa yol bu.”