Jale Özgentürk: İstanbul'da sanayi de depreme hazır değil

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Marmara ve özellikle İstanbul’da eli kulağında olduğu tahmin edilen deprem, sadece bu kentin değil, Türkiye’nin en büyük riski. Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan İstanbul’da 16 milyon kişi yaşıyor. Neredeyse Türkiye’nin beşte biri olan kent, ülkenin 1.2 trilyon TL olan milli gelirinin de yüzde 31.2’sini üretiyor. Türkiye ihracatı ve ithalatının yarısı da İstanbul’dan yapılıyor. 

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, iş dünyasının deprem konusunda en duyarlı isimlerinden. Yıllardır özellikle sanayinin içinde bulunduğu deprem riskini anlatmaya çalışıyor. Konuyu gündeme getiren son adımı ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Ekrem İmamoğlu’nu İSO meclis toplantısına davet etmek oldu. 

Bahçıvan, ilk kez 2019’da İstanbul’da sanayinin depreme hazır olmadığını çarpıcı şu açıklamaya gündeme getirmişti: 

“İstanbul’daki tüm sanayi firmalarının hakikaten samimi ve sağlıklı bir checkup’ı yapılmalı. Uygun olmayan firmaların da çok hızlı bir şekilde dönüşümlerinin yapılması lazım. Her sektörün kendi özeleştirisini en sağlıklı şekilde yapması gerekli. Bu konuda artık üç maymunu oynama dönemimiz bitti.” 

Bahçıvan’ın dikkat çektiği büyük risk İstanbul Planlama Ajansı’nın yaptığı envanterde de ortaya çıkmıştı. Ticari alanların, sanayi ve üretim tesisleri ile konaklama tesislerinin yüzde 60’tan fazlası en büyük deprem riskinin olduğu bölgede. Bu sanayi alanlarının yüzde 12’si ise en şiddetli ivmeye maruz kalacak. Otomotiv, tekstil, gıda ve elektronik gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren sayısız fabrika İstanbul ve çevresinde. Yani olası yıkım, Türkiye’nin geleceğini yok edecek kadar büyük olacak. Bunu da herkes biliyor. 

Jale Özgentürk’ün yazısı