Araştırmalara göre iyimserlik hem biyolojik olarak hem de daha sağlıklı alışkanlıklara teşvik ederek kalbinizi koruyabilir.

Kalp sağlığına ilişkin tavsiyeler genellikle birkaç temel maddeyle sınırlanıyor: Sağlıklı beslenme, egzersiz, sigara içmemek, kolestrolu, tansiyonu ve stresi kontrole almak.
Son araştırmalara göre kalp-damar sağlığını etkileyebilecek başka bir faktör de iyimserlik.
Üstelik genelde pek iyimser biri değilseniz bile iyimser düşünceden faydalanmanın bazı yolları var.
Washington Post’un aktardığına göre yeni bir araştırma, şükretmenin, iyimserlik egzersizinin ve bilinçli farkındalık (mindfulness) temelli uygulamaların kalp-damar hastalıkları riskini azaltabileceğini ortaya koydu.
Araştırmayı yürüten Rosalba Hernandez, “Pozitif psikoloji müdahaleleri, insanların duygusal dayanıklılığını artırmaya yarıyor’’ dedi. ‘‘Burada amaç stresi yok saymak ya da insanları sürekli mutlu hissetmeye zorlamak değil. Asıl mesele, stresle başa çıkma becerisini geliştirmek.’’
Hernandez ve ekibi, kalp-damar sağlığı riski taşıyan ya da bu hastalıklardan muzdarip yetişkinler üstündeki 18 çalışmayı inceledi.
Deneylerdeki müdahaleler, katılımcılara günlük yaşamdaki olumlu deneyimleri fark edip kendi değerini bilme, iyilik yapma, ve bilinçli farkındalık egzersizi gibi beceriler kazandırmayı hedefliyordu.
Katılımcılar birkaç hafta boyunca evde bu becerileri uyguladı. 8-12 hafta sonra katılımcıların tansiyon değerleri ve iltihap göstergelerinde anlamlı iyileşmeler görüldü.
Hernandez’e göre bazı uygulamalar, sistolik tansiyonu (büyük tansiyon) dört ila sekiz puan düşürdü.
Tabii en etkili sonucu alabilmek için birden fazla beceriyi düzenli uygulamak önemli. Fakat Hernandez bu uygulamaların ilaç, egzersiz ya da sağlıklı beslenmenin yerine geçmediğini ve ancak onları tamamlayabileceğini söyledi.
Ayrıca iyimserlik-kalp sağlığı ilişkisi üstüne araştırmaların çoğunda halihazırda kalp sağlığı riski taşıyan ya da bu hastalıklardan muzdarip kişiler incelendi. Dolayısıyla önerilen uygulamaların ne kadar önleyici olabileceği net değil.
Daha iyimser olmanın yolları
Bazı insanlar olası hayal kırıklıklarına karşı hazırlıklı olabilmek için karamsarlığı düstur ediniyor. Fakat uzmanlara göre bu yaklaşım çoğu zaman öğrenilmiş bir davranış ve kalp sağlığını kötü etkiliyor.
Kardiyolog Alan Rozanski, “Karamsar insanlar olumsuz düşünceleri yeniden çerçevelemeyi öğrenebilir” dedi. “Kişi önce olumsuz düşüncelerini fark edebilmeli.”
İyimser olmanın birçok yolu var ama değişimin koşulu süreklilik. Uzmanlar, duyguları kabul edilemez gibi gösterebilen ‘toksik pozitifliği’ (good vibes only) değil, stresle başa çıkmakta yardımcı olabilecek yöntemler geliştirmeyi savunuyor.
Buna göre iyimserliği destekleyebilecek yöntemler şöyle:
Şükrettiklerinizi yazın
Haftada birkaç kez o gün hoşunuza giden üç şeyi yazın. İlla büyük bir olay olması gerekmiyor; lezzetli bir yemek, iyi gelen bir yürüyüş ya da anlamlı bir sohbet gibi küçük anlar da olabilir. Bu alışkanlık, zamanla zihnin olumlu deneyimlere daha fazla odaklanmasına yardımcı oluyor.
Rozanski, “İnsan daha minnettar olmayı öğrenebilir. Bir süre sonra bu bakış açısı gündelik hayatın parçası haline geliyor” dedi.
Yavaşlayın
Her gün en azından birkaç dakikalığına uyaranlardan uzaklaşın. Telefonsuz geçirilen kısa bir zaman, doğada yürüyüş ya da sessizce oturmak bile gevşemeyi ve kişinin kendi duygularını fark etmesini kolaylaştırabiliyor.
Meditasyon yapın
Hernandez’in incelediği çalışmalarda öne çıkan yöntemlerden biri bilinçli farkındalık meditasyonuydu. Katılımcılardan günde 20-45 dakika meditasyon yapmaları istendi. Buna göre kısa uygulamalar bile stresi azaltabiliyor.
Hernandez, “Her gün birkaç dakikayı bilinçli nefes egzersizine ya da kendinizi dinlemeye ayırın’’ dedi.
Kendinizin en iyi halini düşünün
İşe yarayan yaygın egzersizlerden biri de ‘ideal halinizi hayal etmek.’ Bu yöntem, gelecekte nasıl bir hayat istediğinizi ve bunun için ne yapmanız gerektiğini düşünmeye teşvik ediyor. Araştırmacılar, gerçekçi hedeflere odaklanmanın önemini vurguluyor.
Küçük hedefler koyun
Her gün yürümek ya da haftada bir yeni bir yemek tarifi denemek gibi somut hedefler koymak iyimserliği artırabilir.
Boehm, “İlerlemenin yolu küçük adımlardan geçiyor’’ dedi.