İstanbul'un sağlık kurumları depreme hala hazır değil: 'Uykularım kaçıyor'

İstanbul Tabip Odası (İTO) Deprem Çalışma Grubu Yürütme Kurulu’ndan Dr. Hasan Oğan, beklenen İstanbul-Marmara depremine sağlık kurumlarının henüz hazır olmadığı uyarısında bulundu. Oğan, “Düşündükçe uykularım kaçıyor” dedi.

İstanbul’da 53 kamu hastanesi, 144 özel hastane, altı kamu üniversitesi hastanesi ve 12 özel üniversite hastanesi olmak üzere toplamda 215 hastane, 1198 aile sağlığı merkezi bulunuyor. Sağlık Bakanlığı zaman zaman depreme hazırlık tatbikatları yapıyor. Tatbikatlar önemli olsa da mevcut sorunları çözmeye yetmiyor.

Afet durumunda en fazla ihtiyaç duyulacak hizmet hiç kuşku yok ki sağlık alanındakiler olacak. Ancak Deprem Çalışma Grubu’nun tespitlerine göre Sağlık Bakanlığı ve devlet tıp fakülteleri hastanelerinin bazılarının durumu vahim.

Fotoğraf: İstanbul Tabip Odası

Sur içindeki İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi, İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi yıkılan sağlık kurumları arasında ve buralarda inşaat süreci devam ediyor. Proje bitim süreleri sona erse de inşaatların tamamlanması zor görünüyor.

Atıl duruma getirilen Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin akıbeti belirsizliğini koruyor.

2023’te 1’inci etap inşaatının bitmesi gereken İstanbul Tıp Fakültesi Hasdal Yerleşkesi’nin inşaatı aynı yıl içinde durdu. Kamusal sağlık kurumlarına acil ihtiyaç duyulurken müteahhit firmanın çalışma yapmadan, inşaat süresini uzatarak para kazanmasına göz yumuluyor.

Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi B ve C blokları deprem riski nedeniyle 2023’de boşaltılmıştı. Aradan geçen yaklaşık üç yıla rağmen ne geçici bir çözüm üretildi ne de ana bina yapımına başlandı. Hastalar ve çalışanlar Marmara Üniversitesi Prof. Dr. Asaf Ataseven Hastanesi ile Sultanbeyli Devlet Hastanesi arasında gidip gelmek zorunda bırakılıyor.

26 Eylül 2019’daki 5,8 büyüklüğündeki depremin ardından tahliye edilen ve yıkılan İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, halen Vezneciler’deki bir binada yüzde 27 kapasiteyle eğitim ve hizmet vermeye zorlanıyor. Çapa Kampüsü’nde binası inşa edilmedi.

Hazırlıklar şeffaf değil

Diken’in sorularını yanıtlayan Oğan kamunun depreme hazırlık konusunda üstüne düşeni yerine getirmediğini söyledi. Oğan Sağlık Bakanlığı’nın depreme hazırlıklarla ilgili bilgileri şeffaf şekilde paylaşmadığını ifade etti:

“En son sağlık müdürü sağlık kurumlarının yüzde 85’inin depreme dayanıklı olduğunu açıkladı. Neye göre dayanıklı? Hangilerinin dayanıksız olduğunu bilmiyoruz. Dayanıksız olan yüzde 15 de İstanbul açısından önemli.

Çünkü İstanbul’un sağlık alt yapısı her ne kadar Türkiye’nin en modern, en ileri sağlık alt yapısı gibi gözükse de yetersiz. Yani kamusal sağlık hizmeti yetersiz, özel bazı noktalarda kamudan öne çıkmış. Acil sağlık hizmetleri yetersiz.

17 milyonluk metropolü ve çevresindeki illeri de düşünürsek, sağlık hizmetinin ihtiyacının diğer illerden gelecek insanlarla karşılanması mümkün değil.

Önümüzde üç yıl öncesi deprem örneği var. Hala sağlık kurumları yapılmadı. İnsanlar sağlık hizmeti için başka illere gidiyorlar.”

Özel sektör de denetlenmeli

Oğan kamu sağlık kurumlarının yıkımı ve taşınmasına bağlı olarak depremde de sağlık hizmetlerinin özel sağlık sektörünün hegemonyasına bırakıldığını öne sürdü.

Sağlık müdürlüğünün büyük ölçüde özel sağlık sektörüne güvendiğini belirten Oğan şöyle devam etti:

“Kamunun şehir içindeki hastaneleri ya yıkıldı ya da taşındı. Köklü hastanelerdi. Bu hem taşınan hem de taşınılan hastanelerin kapasitelerinin düşmesi, küçülmesi ve sistemlerinin bozulması anlamına geliyor. Karman çorman oldu.

Belli ki deprem olduğunda kamudan sağlık hizmeti almak zor olacak. İnşaatı başlayan ancak yarım kalan kamu hastaneleri var. Hızla bitirilmesi gerekirken, sırf müteahhit daha fazla para kazansın diye bitirilmiyor. Hasdal’da başlayan hastane inşaatında olduğu gibi… Benzer şey Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi inşaatında yaşandı.

Sağlık Bakanlığı’nın özel hastanelerin de depreme hazır olup olmadıklarını tespit etmesi gerekiyor.

Kahramanmaraş depremlerinde hizmet veremez duruma gelen hastanelerin hepsinin afet, acil eylem planı vs. vardı. Hepsi ruhsatlıydı. Yıkıldılar ve kimse bu konuda sorumluluk almadı.”

Oğan sağlık sisteminin yanı sıra krize müdahale edecek kurumlar ve ekiplerin, nicelik ve nitelik açısından yeterli düzeyde oluşturulamadığını ve organize edilmediklerini de sözlerine ekledi.

Hayvanlar ne olacak?

Afet yönetimi insanlardan ibaret değil. Hayvanları da kapsıyor. Oğan, “Hayvanlar afetlerde eşya olarak değerlendiriliyor. Yaşam hakları yok sayılıyor. Bu anlayışın terk edilmesi, afetlerde hayvanların da yaşam hakkı olduğunun kabul edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Oğan diğer eksikleri şöyle sıraladı:

  • Afet durumunda toplanma alanları yetersiz. Var olan alanlarda ise herhangi bir altyapı bulunmuyor.
  • Moloz taşıma, geçici ve kalıcı biriktirme alanları belirlenmedi. Molozların çevre ve halk sağlığına zarar vermeden dönüştürülmesine yönelik herhangi bir proje yok.
  • Geçici barınma alanları önceden planlanmadı. Bu alanların nerelerde ve hangi koşullarda oluşturulacağına dair net bir yol haritası kamuoyuyla paylaşılmadı.

Kentsel değil rantsal dönüşüm yapılıyor

  • Kentsel dönüşüm uygulamaları, deprem riski yüksek bölgelerde değil, rant değeri yüksek bölgelerde gerçekleştiriliyor. Bazı bölgelerin acilen kentsel dönüşüme girmesi gerekirken yasal süreçler bilinçli biçimde uzatılıyor. Dönüşüm geciktiriliyor.
  • Siyasi iktidar, depreme karşı önlem alma konusunda sorumluluk almak ve halka kamusal destek sağlamak yerine, yoksul halkın, asgari ücretle çalışanların ve geçinemeyen emeklilerin kendi imkânlarıyla önlem almasını bekliyor. Bu yaklaşım, deprem riskini kamusal bir sorumluluk olmaktan çıkarıp bireysel bir kader meselesine indirgiyor.
  • Olağan koşullarda dahi ayrımcılığa uğrayan kırılgan gruplar (yoksullar, yaşlılar, engelliler, HIV ile yaşayanlar, mülteciler) afet sonrası çok daha ağır ayrımcılığa maruz kalacak. Buna yönelik de hiçbir hazırlık yok. 

Aile sağlığı merkezleri için üç yıldır deprem bitmedi

İTO’dan bakanlığa: Hastanelerin depreme dayanıklılık analizlerini paylaşın