İstanbul Verem Savaşı Derneği dispanserlerinin yarısı 'kaynaksızlıktan' kapandı 

MESUDE DEMİR

@mesudedemirr

Kaynak sıkıntısı çeken İstanbul Verem Savaşı Derneği dispanserleri birer birer kapanıyor. Derneğin de pay aldığı, belediyelere ödenen eğlence vergilerinin kaldırılması ve Türkiye Jokey Kulübü’nün (TJK) yarış düzenleme ve bahis toplama görevinin Varlık Fonuna devredilmesi ciddi bir gelir kaybına sebep oldu. 

Geçen aralıkta kalıcı kapanan Kadıköy verem savaş dispanseri. Fotoğraf: İVSD

Cumhuriyet boyunca verem savaşı dernekleri devlet kurumlarıyla birlikte çalıştı. Verem savaşı dernekleri örnek bir sivil toplum mücadelesi verdi.

Hala da Sağlık Bakanlığı’yla birlikte mücadele sürüyor. Dispanserlerde ücretsiz tanı, tedavi, kayıt, temaslı muayene, koruyucu tedavi, risk gruplarının taranması hizmetleri ve ihtiyaç halinde sosyal yardımlar yapılıyor.

Dernek dispanser sayısını yıllar içinde 12’den altıya kadar düşürdü. İstanbul Verem Savaşı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan, kaynak arayışı içinde.

Diken’in sorularını yanıtlayan Kılıçaslan son zamanlarda Beykoz, Sarıyer ve Kadıköy dispanserlerinin faaliyetlerini durdurduklarını belirtti:

“Kapanmaların bir kısmı hasta sayısı azalmasındandı. Ancak şimdiki sorunumuz kaynak. Birbirine yakın ve hasta sayıları az dispanserleri birleştirerek işin içinden çıkmaya, nefes almaya çalışıyoruz. Toplam personel sayısını 65’e kadar düşürdük. Birikimlerimizi de harcadık. Bayağı stresli durumdayız. Ama artık daha da geriye gidemeyiz.”

Dernek, İstanbul Sağlık İl Müdürlüğü’yle iletişimde ve çözüm arayışında. Bir yandan görüşmeler yaparak durumu anlatmaya çalışırken diğer yandan mevcutları korumaya çalışıyor. 

İstanbul Verem Savaşı Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan.

Belediyelerin eğlence vergisinin kesilmesinden etkilendi

Peki sorun nasıl başladı?

Belediye Gelirleri Kanunu’na göre eğlence vergisi hasılatının yüzde 10’unun verem savaşına (yüzde 10’u da Darülaceze’ye) ayrılması (sınırları içinde Verem Savaş Derneği varsa yardım olarak verilmesi) gerekiyor.

1 Ocak 2023’de yürürlüğe giren 6584 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, biletle girilen yerlerden, yerli ve yabancı film gösterimleri, spor müsabakaları, at yarışları ve konserlerden belediyelere vergi verilmesine son verildi.

Birkaç ay sonra Türkiye Jokey Kulübü’nün (TJK) at yarışı düzenleme ve bahis toplama görevi Varlık Fonu’na devredildi. Varlık Fonu’nun vergi istisnaları arasında belediye vergileri de var. Dolayısıyla buradan da belediyelere gelen vergi kesildi. 

Her iki düzenlemede de tek mağdur belediyeler olmadı. Bu vergilerden pay alan verem savaşı dernekleri sıkıntıya girdi. 

Başka büyükşehirlerde de dernekler benzer sebeplerle dispanserlerini kapamak zorunda kalıyor. 

Aslında belediyeler verem savaşı derneklerinde gelir vergisi payı vermede öteden beri istekli değil.

Sayıştay denetimlerinin de zaman zaman ortaya koyduğu gibi pek çoğu derneklere paylarını ödemeyi ağırdan alıyor ya da ödemiyor. Dernekler bazen davalar açarak biriken alacaklarını kurtarmaya çalışıyor.

Gelirin yüzde 70’i eğlence vergisi payındandı

Kılıçaslan, söz konusu iki düzenlemeye kadar belediyelerden gelen eğlence vergisi payının derneğin gelirlerinin yüzde 70’ini oluşturduğunu söyledi. Derneğin geçen yılki bütçesi 40 milyon civarındaydı. 

Dernek diğer gelirlerini artırmaya çalışıyor. Göğüs hastalıkları uzmanı da olan profesör, veremin bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı:

“İstanbul’da tedavi altına alınan toplam hasta sayısı üç bin civarında. Binden fazlasına biz dispanserlerimizde baktık. Verem hastaları farklı. Tedavinin başarısı için hem hastaların hem de yakınlarının izlenmesi gerekiyor. Sosyal sorunları var. Bazıları çok yoksul, yalnız yaşıyor, yaşlı. Her bir hasta için büyük emek harcanıyor. Tedavi boyunca otelde misafir ediliyor, yemekleri karşılanıyor.”

Dispanserlerde tedavi gören hastaların yüzde 25’i göçmen. Türkiye, hastalarına tedavinin yanısıra maddi destek veriyor. Ancak yabancı hastalara vermiyor. Yabancı hastalar bu dispanserlerde takip ediliyor. Aynı şekilde ilaç, yemek, otel giderleri karşılanıyor. 

Ülkedeki üç hastadan biri İstanbul’da

Verem önemini koruyor. Çünkü hala en çok öldüren bulaşıcı hastalıklardan. Dünyada ilk on ölüm nedeni arasında. Yılda yaklaşık 1.3 milyon insan veremden ölüyor. Ülkemizde kayıtlı hasta sayısıysa 9 bin 527 (2023 verisi).

Dünyanın önemli metropollerinde tüberküloz büyük sorun ve ölümlere yol açıyor. Malum, İstanbul da bir metropol. Kalabalık, hayat koşullarının zorluğu hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırıyor. İstanbul diğer büyük metropollerindeki gibi ülkemizde verem sorunun en çok yaşandığı kent. 

Kentte kayıtlı hasta sayısı 2 bin 954. Yani ülkedeki her üç hastadan biri burada. Yine kentteki her dört hastadan biriyse, yabancı ülke doğumlu.

Hekim, hemşire de gelmek istemiyor

Sağlık Bakanlığı verem savaşı derneklerinin dispanserlerine hemşire ve doktor veriyordu. Ancak Sağlıkta Dönüşüm Programı’ndan sonra devreye döner sermaye girince, hekim ve sağlık çalışanları bu dispanserlerde çalışmak istemediler. 

Devlet tayin etse de gelmediklerini anlatan Kılıçaslan, şöyle devam etti:

“Doktorlar için çekici bir yer değil. Emekli doktorlarımız çalışıyor. ’Derneğin hasta bakması gerekmiyor, sivil toplum olarak başka şey yapsın’ dense anlarım. Ama o zaman dispanserlerimizi devralsınlar. Ya da başka bir kaynak sağlansın. Aslında bunu konuşuyoruz ama çözüm bulamıyoruz. Sonuçta burası bir kamu yararına çalışan dernek. Hasta sayılarımız da azaldığı için birer birer dispanserleri kapatıyoruz.”

İlgili doktorlar ve sağlık çalışanları için bilgilerin tazelendiği, motivasyonun yükseldiği kongreler önemli. Verem kongrelerini de iki yılda bir bu dernekler yapıyordu. Artık bütçesizlikten kongreler de yapılamıyor. Kılıçaslan, “Çözüm bulunursa yabancı hastalara sosyal, veremle ilgili sağlık çalışanlarına eğitim, araştırma desteği verebiliriz.” dedi.

100 yıllık dernek

Veremle mücadele etmek için ilk gönüllü kuruluş 1903’de Dr. Kleovulos Kokolatos’un öncülüğünde İstanbul’da kuruldu. Adı ‘Tüberküloza (Fitizi Pulmoner) Karşı Savaşım Birliği’ydi. Daha sonra 1918’de ‘Veremle Mücadele Osmanlı Cemiyeti’ kuruldu. Ancak 16 Mart 1920’de İstanbul’un işgali üzerine başladığı çalışmaları yarıda bırakmak zorunda kaldı.

1927’de General Prof. Dr. Tevfik Sağlam, Dr. Tevfik İsmail Gökçe ve 24 arkadaşı, Veremle mücadele Osmanlı Cemiyetinin bıraktığı 116 lira 50 kuruşla ‘İstanbul Verem Mücadelesi Cemiyeti’ adı altında İstanbul’da verem mücadelesini yeniden başlattılar. 

Dernek ilk dispanserini 1929’da Eyüp’te açmış.