İstanbul’u ‘yağmaya karşı’ korumak amacıyla ‘İstanbul Kent Savunması’ adıyla yeni bir oluşum kuruldu.
Meslek odalarından, siyasi örgütler, forumlar ve dayanışma ağlarına uzanan 100’ün üzerinde bileşeni bulunan İstanbul Kent Savunması, ‘İstanbul şehrini yağmaya karşı savunan direniş odakları arasındaki iletişimi, güç birliğini ve dayanışmayı güçlendirecek bir koordinasyon düzlemi yaratmak amacıyla‘ kurulduklarını açıkladı.
“Bir Haziran ayında, şehrin dört bir yanından gelip, Taksim Meydanı’nda ve Gezi Parkı’nda birleştik, sonra mücadelemizi şehrimizin her köşesine yeniden taksim etti meydan” denilen kuruluş bildirgesinde, oluşumun ‘kent savunması bilincinin en yeni ürünü ve Gezi Direnişi’nin en yeni çocuğu olduğu’ ifadesi kullanıldı.
‘Yaşam alanlarımızın hesabını sormak için’
Basın açıklamasında şöyle denildi: “Biz İstanbul halkı, bize ait olanı; hakkımız olanı geri almak için; gasp edilen yaşam alanlarımızın, tüketilen hayatlarımızın, çalınan ortak değerlerimizin hesabını sormak için, bir kez daha buradayız, birlikteyiz, ayaktayız!”
İstanbul Kent Savunması, çalışma alanlarını yerel yönetimlere ve stratejik planlamalara daha fazla müdahil olma; 3. köprü, Kanal İstanbul gibi ulaşım yatırımlarındaki kent yağmasına engel olma ve kentteki gökdelen, AVM, iş merkezi gibi işçi ölümlerine ve kent yaşamında birçok soruna sebep olan projelere karşı çıkma olarak belirledi.