İstanbul Barosu yönetimi görevden alındı

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ile yönetim kurulu üyeleri görevden alındı.

İstanbul Barosu: Anayasayı ihlal eden savcılar avukatlığa kabulden yoksundur
Fotoğraf: AA

İstanbul 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki duruşmaya, davacı İstanbul başsavcılığı adına savcı Mehmet Ateş ve Kaboğlu’nun da aralarında bulunduğu 11 davalıyla avukatları katıldı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan’ın da hazır bulunduğu duruşmayı, İstanbul Tabip Odası Başkanı Dr. Osman Küçükosmanoğlu, Yargıçlar Sendikası Başkanı Beyhan Güler, Uluslararası Hukuk Örgütü temsilcileri, bazı milletvekilleri ve çok sayıda avukat da takip etti.

Kaboğlu, savunmasında, baronun kapatılması talebinin anayasaya aykırı olduğunu söyledi.

Davalı avukat Fırat Epözdemir’se savunmasında şunları söyledi: “Davanamede İstanbul Barosu’nun yapmış olduğu açıklamanın ne şikelide amaç dışı faaliyet olduğu hiçbir şekilde belirtilmemiş. Burada Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’e ilişkin soruşturma ve kovuşturma dosyalarına atıf var sadece. Bir faaliyetin illegal olduğundan bahisle siz amaç dışı faaliyet diyorsanız, bu illegal faaliyetin tespit yeri hukuk değil ceza mahkemesidir.”

Kararını açıklayan mahkeme, Kaboğlu ile yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verilmesine ve seçim yapılmasına hükmetti.

Avukatlık Kanunu’na göre yeni yönetim en geç bir ayda seçilecek.

Kaboğlu: Ben baroya gidiyorum, görevimin başındayım

Kararın ardından basın açıklamasında Kaboğlu şöyle konuştu:

* Yalnız değiliz, yalnız değilsiniz. Bugün burada aslında sav savunma hüküm üçlüsünde, savın ve hükmün savunmaya saldırısının Türkiye Cumhuriyeti’nin birikimleri açısından neyi ifade ettiğine tanık olduk. Bu tanıklık bizim açımızdan belki şu anda olmaması gereken bir tanıklıktı.

* Biz sonuna kadar, saat 18:30’a kadar yaklaşık olarak, bekledik. Yargılamanın, Anayasa’nın ve ilgili yasaların ön gördüğü asgari kurallar çerçevesinde cereyan etmesi için her türlü çabayı gösterdik. Ama gördük ki önceden alınmış bir karar.

* Bugün aslında kara bir gün, fakat bugün Türkiye’ye 200 bin avukatla Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma mesleğinin en güçlü olduğu gün. Bugün çok daha güçlüyüz, çünkü zannediyorlar ki sav ve hüküm emirler yoluyla Türkiye’deki 200 bin avukatı susturacak. Hayır susturamaz, savunma mesleği olmaz ise zaten Anayasamızın 2’nci maddesinde yer alan adalet kuralı Türkiye Cumhuriyeti’nin dayanağı olan adalet gerçekleşmez, çöker.

* Bugün burada Adalet Sarayı’nda belki adaletin çöküşüne tanık oluyoruz ama Türkiye Cumhuriyeti’nin adaleti Çağlayan Adalet Sarayı ile sınırlı değildir. Bugün bütün savunma örgütüne, meslektaşlarımıza yeni bir güç vermiştir bu büyük haksızlık. İnanıyoruz ki bugün bizim İstanbul Barosu yönetimi olarak her zaman öne sürdüğümüz hukukun ortak paydalarında buluşma günüdür. Daha güçlü bir biçimde hukuku etkili kılmak için birlikte çalışacağız.

* Ben baroya gidiyorum, görevimin başındayım ama kuşkusuz haksız kararlarla avukatlık hukuk tarihine, Türk hukuk tarihine sürülen bu kara leke ile beni ve avukatların ortak iradesiyle seçilen yönetim kurulunu görevden alabilirler fakat biz ülkemizde hukuk devleti tesis edilinceye kadar son nefesimize dek sürekli bir çaba içerisinde olacağız. Herkes için hukuk, her yerde hukuk. Bugün bizi bu hukuksuzlukla karşı karşıya bırakanların da bir gün hukuka ihtiyaçları olacaktır. Ama tekrar ediyorum; Anayasa’yı bilerek ve isteyerek ihlal eden hiçbir yargı mensubunun Türkiye’nin hiçbir barosu üyesi olmaya hakkı yoktur. Savunma mesleği kutsaldır, hukukun üstün ilkeleri ışığında yerine getirilir, kimseden izin almaz, demokratiktir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin temelidir.

Ne olmuştu?

İstanbul başsavcılığı, 22 Aralık’ta baro başkanı ve yönetim kurulu hakkında ‘terör örgütü propagandası yapmak’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak’ suçlamasıyla soruşturma başlatmıştı.

Soruşturmanın gerekçesi Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in Suriye’de SİHA saldırısı sonucu öldürülmesiyle ilgili açıklamaydı.

Başsavcılık, 14 Ocak’taysa Kaboğlu ve yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verilmesi ve yeni başkanla yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi için dava açıldığını duyurmuştu.

Dava açılmıştı: İstanbul Barosu olağanüstü kurultaya gidiyor

Savcılık, İstanbul Barosu yönetim kurulunun görevden alınması için dava açtı