İskender Öksüz: Sınav için sınav

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Öğrenci değerlendirmenin teknolojisi değişti. Ama birçok ölçü metodu, ölçüleni de değiştirir. Çoktan seçmeli test, eğitimin verilişini de kurum olarak eğitimi de baştan uca değiştirdi.

Gürültülü bir ifade olacak ama yanlış değil: Bir zamanlar sınavlar, öğrenmeyi ölçerdi. Hatta sınav sırasında da öğrenme devam eder, öğrencilerin sınavlarda, dersten daha iyi öğrendikleri söylenirdi. Sonuçta sınav ders için yapılırdı. Şimdi ders, sınav için yapılıyor.

Yakın zamanda ABD’nin SAT sınavlarıyla ilgili bir inceleme okumuştum; “Neyi ölçüyor?” diye. Araştırmacıların vardıkları sonuç, ölçülen şeyin en önce, öğrencilerin SAT sorularını çözme yeteneği olduğu imiş. Yani sınav ders için, bilgi için ve en önemlisi marifet için değil de sınav içinmiş. Sınav için sınav. Bilgisayarlı dünyanın bize yaptıkları…

Yakın zamanda verdiğim derslere bu düşüncelerle yaklaştım. Özellikle bir dersten, “Türkçe Yazı Atölyesi”nden söz etmek istiyorum. “Aşağıdakilerden hangisi fiilimsidir? a, b, c…” gibi çoktan seçmeliye yatkın sorular yoktu dersimde. Öğrencilere ilk derste bir ödev veriyordum: Bu dersi niçin alıyorsunuz? Samimiyetle yazınız. 4000 vuruş.

Sonra her derste başka bir ödev. “Dil zaman içinde değişmeli mi? Ne hızla değişmeli?”, “Noktalama işaretleriyle aranızda aşk-nefret ilişkisi oldu mu? Olduysa nasıl?” Tam tamına 14 yazı ödevi. Eskiden “kompozisyon” dediğimiz, şimdi “deneme” denen ödevler.

İskender Öksüz’ün yazısı